Hizmet Alımı Sözleşmelerinde Gizlilik Yükümlülüğü ve Aykırılık Halleri

0
411
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

Hizmet Alımı Sözleşmelerinde Gizlilik Yükümlülüğü ve Aykırılık Halleri

Giriş

Kamu hizmet alımı sözleşmelerinde gizlilik ilkesi, hem idarenin menfaatlerinin korunması hem de kamu hizmetinin güvenli ve etkin şekilde yürütülmesi açısından temel bir unsurdur. Yüklenicilerin sözleşme süresince ve sonrasında edindikleri bilgi ve belgeleri nasıl kullanacakları, hangi durumların sözleşmeye aykırılık teşkil edeceği ve bu aykırılıkların sonuçları, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ile sözleşme tasarılarında açıkça düzenlenmiştir.

Hizmet İşleri Genel Şartnamesi Kapsamında Gizlilik Yükümlülüğü

Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Gizlilik” başlıklı 13’üncü maddesinde, yüklenicinin işle ilgili olarak elde ettiği her türlü bilgi ve dokümanı gizli tutmakla yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme uyarınca;

  • Yüklenici, idareye ait veya sözleşme kapsamında elde ettiği bilgileri özel ve gizli tutmak zorundadır.

  • İdarenin önceden yazılı izni olmaksızın, sözleşmeye ilişkin herhangi bir detayın ifşa edilmesi veya yayımlanması yasaktır.

  • Gizlilik yükümlülüğü, sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonra da devam etmektedir.

Bu yönüyle gizlilik, yalnızca sözleşme süresiyle sınırlı olmayan, süreklilik arz eden bir yükümlülük niteliğindedir.

Sözleşme Tasarısı’nda Gizlilik İhlalinin Yaptırımı

KİK’E yansıyan somut olayda Sözleşme Tasarısı’nın “Sözleşmeye aykırılık halleri, cezalar ve sözleşmenin feshi” başlıklı 16’ncı maddesinde, sözleşmeye aykırılık halleri ile uygulanacak yaptırımlar ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 16.1.3 fıkrasında, ağır aykırılık halleri sayılmış ve bu hallerden herhangi birinin gerçekleşmesi durumunda, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 20’nci maddesinin (b) bendi uyarınca protesto çekilmeksizin sözleşmenin feshedileceği belirtilmiştir.

Bu kapsamda, “İdareye ait bilgi ve belgelerin üçüncü şahıslara verildiğinin anlaşılması” hali, açıkça ağır aykırılık halleri arasında yer almaktadır. Bu düzenleme, gizlilik yükümlülüğünün ihlalinin sözleşmenin en ağır yaptırımı olan fesihle sonuçlanabileceğini göstermektedir.

Düzenlemelerin Birlikte Değerlendirilmesi

Başvuru sahibi tarafından, itirazen şikâyet dilekçesinde; söz konusu düzenlemelerle hangi bilgi ve belgelerin, nasıl ve ne şekilde üçüncü şahıslara verilmesinin yasaklandığının açık olmadığı ileri sürülmüştür. Ancak bu iddianın, mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.

Zira Sözleşme Tasarısı’ndaki ağır aykırılık düzenlemesi, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 13’üncü maddesindeki gizlilik hükmüyle doğrudan bağlantılıdır. Bu çerçevede;

  • “İdareye ait bilgi ve belgeler” kavramı, yüklenicinin iş kapsamında elde ettiği her türlü bilgi ve dokümanı kapsamaktadır.

  • Bu bilgi ve belgelerin, idarenin yazılı izni olmaksızın üçüncü şahıslara aktarılması, açıklanması veya yayımlanması, gizlilik yükümlülüğünün ihlali anlamına gelmektedir.

  • Dolayısıyla düzenlemenin kapsamı, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 13’üncü maddesi esas alınarak açık ve net şekilde belirlenebilmektedir.

Sonuç

Hizmet alımı sözleşmelerinde gizlilik yükümlülüğü, genel ve soyut bir ilke değil; kapsamı ve sonuçları mevzuatla açıkça çizilmiş bağlayıcı bir yükümlülüktür. Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 13’üncü maddesi ile Sözleşme Tasarısı’nın 16’ncı maddesi birlikte değerlendirildiğinde, idareye ait bilgi ve belgelerin üçüncü şahıslara verilmesinin ağır aykırılık hali olarak düzenlendiği ve sözleşmenin feshi sonucunu doğurabileceği açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle, söz konusu düzenlemenin belirsiz olduğu yönündeki iddianın yerinde olmadığı sonucuna varılması hukuka uygun ve isabetlidir.