İşyerinin Devri ve Kıdem Tazminatı Sorumluluğu: Yargıtay HGK 2021/1509 Kararı Işığında Değerlendirme
İş hukukunda işyerinin devri, hem işçiler hem de işverenler açısından önemli hukuki sonuçlar doğurur. Özellikle kıdem tazminatı sorumluluğu, devreden ve devralan işverenler arasında sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır. Bu makalede, 4857 sayılı İş Kanunu, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2021/1509 K. sayılı kararı çerçevesinde konu ayrıntılı ve anlaşılır biçimde ele alınmaktadır.
İşyerinin Devri Nedir?
İşyerinin devri, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir işyerinin veya işyerinin bir bölümünün hukuki bir işlemle başka bir işverene geçmesi hâlinde:
-
Mevcut iş sözleşmeleri,
-
İşçilerin tüm hak ve borçları,
kendiliğinden devralan işverene geçer.
Bu durum, işçinin çalışma süresinin kesintiye uğramadan devam etmesini ve hak kaybı yaşamamasını amaçlar.
Kıdem Tazminatında Uygulanacak Hüküm: 1475 Sayılı Kanun Madde 14
Her ne kadar 4857 sayılı İş Kanunu yürürlükte olsa da, kıdem tazminatı bakımından 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi, 4857 sayılı Kanun’un 120. maddesiyle yürürlükte bırakılmıştır.
Bu nedenle işyerinin devrinde kıdem tazminatı sorumluluğu değerlendirilirken özel olarak bu madde esas alınır.
Devreden İşveren İçin 2 Yıllık Sorumluluk Sınırı Var mı?
İşçilik Alacakları Açısından
4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesine göre:
-
Ulusal bayram ve genel tatil ücreti,
-
Fazla çalışma ücreti,
-
Devirden önce doğmuş ancak devir tarihinde ödenmesi gereken diğer işçilik alacakları
bakımından devreden ve devralan işveren müteselsilen sorumludur.
⚠️ Ancak bu sorumluluk, devreden işveren için 2 yıl ile sınırlıdır.
Kıdem Tazminatı Açısından
İşte kritik nokta burada ortaya çıkmaktadır:
📌 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde, devreden işverenin kıdem tazminatından sorumluluğu bakımından herhangi bir 2 yıllık süre sınırlaması bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2021/1509 K. Sayılı Kararı
Yargıtay HGK, 2019/555 E., 2021/1509 K. sayılı kararında şu temel ilkeleri açıkça ortaya koymuştur:
-
Kıdem tazminatının tamamı,
👉 son ücret üzerinden
👉 devralan işveren tarafından ödenir. -
Devralan işveren, ödediği kıdem tazminatının:
-
Devreden işverenin işçiyi çalıştırdığı süreye,
-
Devir tarihindeki ücret seviyesine
-
isabet eden kısmı için devreden işverene rücu edebilir.
Bu yaklaşım, hem işçinin korunması ilkesine hem de işverenler arası hakkaniyete dayanmaktadır.
Hangi İşveren, Hangi Alacaktan Sorumlu?
| Alacak Türü | Sorumlu İşveren | Süre Sınırı |
|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | Önce devralan, sonra rücu yoluyla devreden | ❌ Yok |
| Fazla mesai ücreti | Devreden + devralan | ✅ 2 yıl |
| Ulusal bayram ve genel tatil ücreti | Devreden + devralan | ✅ 2 yıl |
| Yıllık izin ücreti | Devralan (toplam süre üzerinden) | ❌ Yok |
Sonuç ve Değerlendirme
İşyerinin devri hâlinde:
-
Kıdem tazminatı, işçinin tüm çalışma süresi dikkate alınarak hesaplanır.
-
Devralan işveren, işçiye karşı tam sorumludur.
-
Devreden işverenin sorumluluğu, kıdem tazminatı bakımından zamanaşımı veya 2 yıllık bir süre ile sınırlı değildir.
-
Ancak devralan işveren, ödediği tutarın bir kısmını rücu yoluyla devreden işverenden talep edebilir.
Bu yönüyle Yargıtay HGK kararı, uygulamadaki tereddütleri büyük ölçüde gidermiştir.


