Aşırı Düşük Teklif Açıklamalarında Üçüncü Kişilerden Alınan Fiyat Teklifleri Sorunu
Kamu ihalelerinde aşırı düşük teklif açıklaması, rekabetin korunması ve kamu kaynaklarının etkin kullanılması açısından kritik bir mekanizmadır. Ancak özellikle kamu kurumlarınca belirlenmiş sabit bir fiyatın bulunmadığı durumlarda, bu sürecin uygulamada ciddi sorunlara yol açtığı görülmektedir. Mevcut sistem, isteklileri kısa süreler içinde üçüncü kişilerden fiyat teklifi temin etmeye zorlamakta; bu da açıklamaların sağlıklı bir maliyet analizinden uzaklaşmasına neden olmaktadır.
Bu makalede, aşırı düşük teklif sorgulaması sürecinde yaşanan yapısal sorunlar ve çözüm ihtiyacı, verilen metin çerçevesinde ele alınmaktadır.
Aşırı Düşük Teklif Açıklaması Nedir?
Aşırı düşük teklif, bir isteklinin sunduğu teklif bedelinin, ihale konusu işin gereklerini karşılamayacak derecede düşük görülmesi hâlinde gündeme gelir. İdare, bu durumda istekliden teklifini oluşturan bileşenlere ilişkin aşırı düşük teklif açıklaması talep eder.
Amaç;
-
Teklifin gerçekçi ve uygulanabilir olup olmadığını tespit etmek
-
İhalenin sağlıklı şekilde sonuçlanmasını sağlamaktır
Sabit Fiyat Bulunmayan Hallerde Yaşanan Uygulama Sorunları
Mevzuatta bazı girdiler için kamu kurumlarınca belirlenmiş birim fiyatlar bulunmamaktadır. Bu durumlarda istekliler:
-
Açıklamalarını,
-
Üçüncü kişilerden temin edilen fiyat teklifleri ile belgelendirmek zorunda kalmaktadır.
Sorun ise tam bu noktada ortaya çıkmaktadır.
Kısıtlı Süreler ve Gerçekçi Olmayan Fiyat Teklifleri
Aşırı düşük teklif sorgulaması kapsamında isteklilere tanınan süreler çoğu zaman son derece sınırlıdır. Bu süreler içinde:
-
Piyasa araştırması yapılması
-
Sağlıklı ve karşılaştırılabilir fiyat teklifleri alınması
-
Gerçek maliyet unsurlarının analiz edilmesi
neredeyse imkânsız hâle gelmektedir.
Bu nedenle süreç;
❌ Gerçek piyasa koşullarını yansıtan bir maliyet analizi olmaktan çıkmakta,
❌ Sadece belge teminine dayalı şekli bir işlem hâline dönüşmektedir.
Mevzuatta Açık Düzenleme Eksikliği
Mevcut ihale mevzuatında;
-
Üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin
-
Hangi şartlarda,
-
Hangi yöntemle,
-
Ne ölçüde geçerli sayılacağı
hususunda açık ve yönlendirici bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu belirsizlik;
-
İdareler arasında farklı uygulamalara
-
İstekliler açısından öngörülemezliğe
-
Aşırı düşük tekliflerin kolaylıkla açıklanamaz sayılmasına
neden olmaktadır.
İhalelerin Daha Yüksek Bedellerle Sonuçlanması Riski
Uygulamadaki bu sorunların en önemli sonucu şudur:
📌 Açıklanamayan aşırı düşük teklifler elenmekte,
📌 İhaleler, daha yüksek teklif bedelleriyle sonuçlanmaktadır.
Bu durum;
-
Rekabet ilkesine
-
Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması amacına
aykırı sonuçlar doğurabilmektedir.
Daha Uygulanabilir ve Gerçekçi Bir Düzenleme İhtiyacı
Mevcut sorunlar dikkate alındığında;
-
İsteklileri zorunlu olarak üçüncü kişilerden fiyat teklifi toplamaya itmeyen,
-
Gerçekçi maliyet analizine imkân tanıyan,
-
Objektif ve denetlenebilir kriterler içeren
yeni bir mevzuat düzenlemesine ihtiyaç olduğu açıktır.
Bu tür bir yaklaşım;
-
Aşırı düşük teklif açıklamalarının niteliğini artıracak
-
İhale sonuçlarının kamu yararına daha uygun olmasını sağlayacaktır
Sonuç ve Değerlendirme
Özetle;
-
Aşırı düşük teklif açıklaması süreci, mevcut hâliyle uygulamada amacından sapmaktadır
-
Kısıtlı süreler ve belirsiz düzenlemeler, gerçek maliyet analizini zorlaştırmaktadır
-
Bu durum, ihalelerin daha yüksek bedellerle sonuçlanmasına yol açabilmektedir
-
Daha sade, uygulanabilir ve piyasa gerçeklerine uygun bir sistem kurulması gereklidir
Bu yönde yapılacak düzenlemeler, hem istekliler hem de idareler açısından daha adil ve etkin bir ihale sürecinin önünü açacaktır.


