Mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu hk.

0
290
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın
Toplantı No 2021/002
Gündem No 81
Karar Tarihi 13.01.2021
Karar No 2021/MK-17
BAŞVURU SAHİBİ:
Tep Endüstriyel Proje Ve Uygulama A.Ş.
İHALEYİ YAPAN İDARE:
İett Genel Müdürlüğü Satınalma Daire Başkanlığı
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2020/146885 İhale Kayıt Numaralı “9.000.000 Km Şehiriçi Toplu Taşıma” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:

İETT Genel Müdürlüğü Satınalma Daire Başkanlığı tarafından yapılan 2020/146885 ihale kayıt numaralı “9.000.000 Km Şehiriçi Toplu Taşıma” ihalesine ilişkin olarak Tep Endüstriyel Proje ve Uygulama A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 13.05.2020 tarihli ve 2020/UH.II-891 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline ” karar verilmiştir.

 

Davacı Tep Endüstriyel Proje ve Uygulama A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının “ikinci iddianın bir kısmı ve üçüncü iddia bakımından “ilave bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı”na yönelik bölümünün; Kurul tarafından her iddia bakımından değerlendirme yapılmadığı, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği iddia edilerek iptali” istemiyle açılan davada, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve E: 2020/2003,  K:2020/1912  sayılı kararında   “…Kamu İhale Kurulu’nun 13.05.2020 tarihli ve 2020/UH.II-891 sayılı kararının dava konusu edilen kısmında ise davacı şirketin ikinci iddiasına  ilişkin olarak; ihale konusu işin esasen akaryakıt, personel (şoför dahil), bakım onarım giderleri yükleniciye ait olmak üzere idareye ait 107 adet Temsa marka otobüs ile şehir içi toplu taşıma hizmetinin gerçekleştirilmesi olduğu, özellikle ihale konusu işin gerçekleştirilmesinde kullanılacak araçların idareye ait olduğu göz önüne alındığında ihale kapsamında yer verilen her bir işin tek başına ihale konusu edilebilecek nitelikte olduğu ve söz konusu işlerin her birinin ayrı ihale edilebileceği (örn. akaryakıt alımının mal alımı ihalesi ile) bu çerçevede ihale kapsamında yer verilen işler arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca olması gereken “kabul edilebilir doğal bağlantı”nın bulunmadığı ve bir arada ihale edilmesinin mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmış ancak “ihale konusu işin mal alımı dışında kalan kısmının personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı niteliğinde olduğu” iddiasına yönelik olarak ihale kapsamında yer verilen işler arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca olması gereken “kabul edilebilir doğal bağlantı”nın bulunmadığı ve bir arada ihale edilmesinin mevzuata uygun olmadığı tespit edildiğinden söz konusu iddia hakkında ilave bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı”, davacı şirketin üçüncü iddiasına ilişkin olarak; ikinci iddia  kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, ihale kapsamında yer verilen işler arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca olması gereken “kabul edilebilir doğal bağlantı”nın bulunmadığı ve bir arada ihale edilmesinin mevzuata uygun olmadığı tespit edildiğinden, ihalenin konsorsiyumlar tarafından teklif verilmesine ve kısmi teklife kapalı olmasının rekabeti daraltıcı nitelikte ve ihale kanununun temel ilkelerine aykırı olduğu”na ilişkin söz konusu iddialar hakkında ilave bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı” belirtilmek suretiyle gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan davacı iddialarının ve itirazen şikayet başvurusunun buna yönelik kısımlarının reddedildiği görülmektedir.

Buna göre; 4734 sayılı Kanun’un ve İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin yukarıda aktarılan düzenlemeleri ile itirazen şikâyet başvurusunun başvuru sahibinin iddialarının tümü yönünden inceleneceği hüküm altına alındığından, Kamu İhale Kurulunca itirazen şikâyete konu hususlar tüm yönleri ile incelenip değerlendirilmeden “ilave bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığına” yönelik olarak alınan kararın davaya konu kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

 

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmekle birlikte; davacı İETT Genel Müdürlüğü tarafından 13.05.2020 tarihli ve 2020/UH.II-891 sayılı aynı Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 18. İdare Mahkemesince verilen 15.09.2020 tarihli ve :2020/1516, K: 2020/1390 sayılı karar gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla alınan Kamu İhale Kurulunun 21.10.2020 tarihli ve  2020/MK-247 sayılı kararında  “… 1- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulunun 13.05.2020 tarihli ve 2020/UH.II-891 sayılı kararının 2’nci maddesinin ilk kısmının ve 4’üncü maddesine ilişkin kısmının iptaline,

2- Başvuru sahibinin 2’nci iddiasının ikinci kısmında yer verilen “ihale konusu işin mal alımı dışında kalan kısmının personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı niteliğinde olduğu”  ve 3’üncü iddiasında yer verilen “İhale kapsamında mal ve hizmet alımı yapılmasına ve söz konusu işlerin farklı hizmet sunucuları tarafından konsorsiyum olarak karşılanabilecek nitelikte işler olmasına karşın, ihalenin konsorsiyumlar tarafından teklif verilmesine ve kısmi teklife kapalı olmasının rekabeti daraltıcı nitelikte ve ihale kanununun temel ilkelerine aykırı olduğu” iddialarının esasının yeniden incelenmesine,” karar verildiği görülmüştür.

 

21.10.2020 tarihli ve 2020/MK-247 sayılı Kurul kararı doğrultusunda esasa yönelik yapılan inceleme sonucunda alınan 18.11.2020 tarihli ve  2020/UH.II-1900 sayılı Kurul kararında “Başvuru sahibinin 2’nci iddiasının ikinci kısmında yer verilen “ihale konusu işin mal alımı dışında kalan kısmının personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı niteliğinde olduğu”  iddiasına ilişkin olarak “….İhale dokümanında personel sayısının belirlenmediği, personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanılacağının düzenlenmediği, idarece yaklaşık maliyet hesaplamaları kapsamında düzenlenen tabloda personel giderlerinin yaklaşık maliyete oranının %36,29 olarak belirlendiği dolayısıyla ihalenin personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı olmadığı anlaşılmıştır.

Nitekim,  Ankara 18. İdare Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli E: 2020/1516, K: 2020/1390 sayılı kararında da ihale konusu iş kapsamındaki iş kalemlerinin birlikte ihale edilmesinin hukuka uygun bulunduğu görülmüş olup, yukarıda yapılan tespitler ile Mahkeme kararı birlikte değerlendirildiğinde iddianın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.” değerlendirmesi, aynı kararda “3’üncü iddiasında yer verilen “İhale kapsamında mal ve hizmet alımı yapılmasına ve söz konusu işlerin farklı hizmet sunucuları tarafından konsorsiyum olarak karşılanabilecek nitelikte işler olmasına karşın, ihalenin konsorsiyumlar tarafından teklif verilmesine ve kısmi teklife kapalı olmasının rekabeti daraltıcı nitelikte ve ihale kanununun temel ilkelerine aykırı olduğu” iddiasına yönelik olarak “…Görüldüğü üzere ihalelere konsorsiyumların teklif verip veremeyeceğinin belirlenmesinde idarelerin takdir yetkisinin bulunduğu, ihalenin konsorsiyumların teklif vermelerine açık olarak gerçekleştirilmesi bakımından mevzuatta bir zorunluluk öngörülmediği, ihale dokümanının düzenlenmesinde ise ihaleye konsorsiyumlar tarafından teklif verilip verilmeyeceğine ve ihalenin kısmi teklife açık olup olmayacağına ilişkin İdari Şartname’de belirleme yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.

Ankara 18. İdare Mahkemesinin yukarıda aktarılan 15.09.2020 tarihli E: 2020/1516,  K: 2020/1390 sayılı kararında yer verilen  “ihale konusu işin idareye ait 107 adet TEMSA marka AVENUE CNG model otobüs ile şehir içi toplu taşıma hizmetinin gerçekleştirilmesi işi olduğu ve söz konusu işin gereği gibi ifa edilebilmesi için yeterli sayıda personel istihdamının sağlanması, araçların her daim hizmete hazır olabilecek şekilde bakım onarımı ile temizlik işlerinin yapılması ve akaryakıt ikmalinin sağlanması gerektiği açıktır. Bu yönüylesöz konusu hizmetlerin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu ve zikredilen hizmetlerden birinin eksik kalması halinde toplu taşıma hizmetin hiç yahut gereği gibi ifa edilmesinin mümkün olmadığı görüldüğünden ihale kapsamında yer alan iş kalemleri arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 5. maddesi uyarınca olması gereken kabul edilebilir doğal bağlantının bulunduğu “ değerlendirmesi doğrultusunda ihale konusu iş kapsamındaki iş kalemlerinin arasında doğal bağlantı olduğu ve birlikte ihale edilmesinin hukuka uygun bulunduğu,

Öte yandan aynı kararda yer alan “…idarece benzer işin her türlü otobüs bakım, onarım ve akaryakıtı ile gerçekleştirilen şehir içi toplu taşıma hizmeti ve/veya otobüs üretimi ve satışı şeklinde belirlendiği görülmektedir.

Bu durumda, ihale konusu işin kesintisiz bir şekilde sürdürülmesi gereken şehir içi toplu taşıma hizmeti olması, kullanılacak olan araç sayısının fazla olması ve bu ölçüde büyük bir ihalede gerçekleştirilecek olan bakım ve onarım hizmetlerinin deneyim gerektirmesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde benzer işin (a) maddesinin ihale konusu işle örtüşür şekilde belirlendiği, öte yandan araçlara ilişkin parça, malzeme ve hizmetlerin temin ve tedarik edilmesinin de ihalenin esaslı bir unsurunu teşkil ettiği görülmekte olup, benzer iş tanımının (b) maddesinin de ihalenin konusuyla uyumlu olduğu, ihaleye katılımı ve rekabeti arttıracak şekilde belirlendiği, netice itibarıyla idarece, ihale konusu iş veya işin bölümleriyle nitelik ve büyüklük, personel ve organizasyon gerekleri bakımından benzer özellik taşıyan işlerin benzer iş olarak belirlendiği anlaşıldığından…

Öte yandan, davalı idarece benzer işe ilişkin ikinci bendin de mal alımına konu edilebilecek iş deneyim belgesinin hizmet alımı ihalesinde sunulmasını öngördüğü ve bu haliyle mevzuata uygun olmadığı ileri sürülmekte ise de otobüs üretimi ve satışı işinin satış sonrası hizmetleri dikkate alındığında yedek parça, yol yardım, bakım ve onarım gibi hizmetleri de bünyesinde barındırdığı dikkate alındığında ihale konusu işin esaslı unsurlarından olan araçlara ilişkin parça, malzeme ve hizmetlerin temin ve tedarik edilmesi işlerini kapsadığı ve ihaleye katılımı ve rekabeti arttıracak şekilde belirlendiği…” gerekçeleri ile idarece ihale dokümanında ihale konusu işin bütününe yönelik olarak yapılan benzer iş belirlemesinin de ihaleye katılımı ve rekabeti arttıracak şekilde hukuka uygun bulunduğu görülmüş olup,

Yukarıda aktarılan hususlar ile mahkeme kararının gerekçeleri birlikte değerlendirildiğinde inceleme konusu ihalede idarenin, konsorsiyumların ihaleye katılamayacağı ve ihaleye kısmi teklif verilemeyeceği yönünde yapmış olduğu düzenlemelerinin hizmetin bir bütün olarak ihale edilmesi tercihiyle idarenin takdir yetkisi çerçevesinde mevzuata uygun olarak belirlendiği, konsorsiyumların ihaleye teklif veremeyeceği yönündeki İdari Şartname düzenlemesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, aksi yönde bir değerlendirmenin mahkeme kararının gerekçelerini etkisiz kılacağı da dikkate alındığında başvuru sahibinin iddiası yerinde bulunmamıştır.” değerlendirmeleri  yer almakta olup, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verilmiştir.

 

Davacı Tep Endüstriyel Proje ve Uygulama A.Ş. tarafından 13.05.2020 tarihli ve 2020/UH.II-891 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve E:2020/2003, K:2020/1912 sayılı iptal kararı doğrultusunda Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmekte ise de, 21.10.2020 tarihli ve 2020/MK-247 sayılı Kurul kararı ve bu Kurul kararı gereği alınan 18.11.2020 tarihli ve  2020/UH.II-1900 sayılı Kurul kararı ile anılan Mahkeme kararının gereklerinin yerine getirildiği anlaşıldığından, yeniden bir karar alınmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.

 

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

Ankara 5. İdare Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve E:2020/2003, K:2020/1912 sayılı iptal  kararı gereklerinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/MK-247 sayılı Kurul kararı ve bu Kurul kararı gereği alınan 18.11.2020 tarihli ve  2020/UH.II-1900 sayılı Kurul kararı ile yerine getirildiği anlaşıldığından yeniden bir karar alınmasına yer olmadığına,

 


Oybirliği ile karar verildi.