Uzman kişi ya da kişilerden teknik görüş alınmaksızın başvurunun reddi haksızdır.
4734 Sayılı Kanun’un 56. maddesinin 6. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, itirazen şikâyet başvurusunun incelenmesi aşamasında Kamu İhale Kurumu’nca teknik hususlarla ilgili olarak ihtisas sahibi kamu veya özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilerin görüşüne başvurulabilecektir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından, ihalede, iş deneyimlerini göstermek amacıyla Nabucco Gaz Boru Hattı Projesi Harita ve Kamulaştırma Çalışmaları Sözleşmesi (Sözleşme)’nin sunulduğu, anılan Sözleşme’nin konusunun “İşbu sözleşmenin konusu Ana Sözleşme’ye uygun olarak ENVY tarafından belirlenecek güzergâhın haritalarının, boru hattı güzergâhı ve yer üstü tesislerinin alanlarının kamulaştırma dosyalarının hazırlanması çalışmalarının Ana Sözleşme gerekleri çerçevesinde Taşeron tarafından yapılmasıdır.” şeklinde belirtildiği, bahsi geçen Sözleşme’nin “Sözleşme Bedeli ve Ödeme Koşulları” başlıklı 12. maddesinde, ödeme yapılacak aşamalar arasında: “2. Uçuş izni alındığında %3″ ,”3. LİDAR çalışması için uçuş tamamlandığında %7”, “6. LİDAR yöntemiyle elde edilen verilerin işlenerek değerlendirilmesi ve GIS ortamına aktarılacak şekilde teslim edilmesi ile %5”, “9. Boru hattı ekseninin talep edilen zamanda uygun kazık vb. şekilde işaretlenmesi tamamlandığında %1”, “11. Boru hattı güzergâhının plan-profil paftaları tamamlandığında % 5” iş kalemlerinin sayıldığı görülmüştür.
Mahkemece, davacılar tarafından sunulan Sözleşmede yer verilen iş kalemlerinin; kamulaştırma mühendislik hizmetleri kapsamında yer aldıkları ve ihale konusu işe benzer oldukları sonucuna ulaşılmış ise de, bu hususta ne Kurul tarafından Kanun’un 56. maddesinin 6. fıkrası kapsamında alınmış bir teknik raporun ne de Mahkeme tarafından 2577 Sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri kapsamında alınmış bir bilirkişi raporunun dayanak alınmadığı ve bu suretle çözümü harita mühendisliği alanında teknik bilgi sahibi olmayı gerektiren hususlarda Mahkeme tarafından doğrudan değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Öte yandan davacılar tarafından, iş deneyimini kanıtlamak için sunulan Sözleşme’de yer alan iş kalemlerinin ihale ile benzer işler olduğu yönündeki iddiaların somut ve ciddî nitelikte olduğu, bu iddiaların incelenmesinin ise teknik bilgiyi gerektirdiği, bununla birlikte gerek şikâyet gerekse itirazen şikâyet başvurusu üzerine davacının söz konusu iddialarını karşılayacak herhangi bir teknik inceleme veya değerlendirme yapılmaksızın başvurunun reddedildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından sunulan Sözleşme’de yer alan iş kalemlerinin benzer iş sayılmak için gerekli kıstasları sağlayıp sağlamadığı hususunun uzman kişi ya da kişilerce değerlendirilerek ortaya konulması gerekirken, bu hususa ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ve uzman kişi ya da kişilerden teknik görüş alınmaksızın, davacının itirazen şikâyet başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin reddine,
Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 Sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,

