itirazen, şikâyet başvurularında ileri sürülen iddiaların somutluğu açısından konunun geniş yorumlanması gerekmektedir.

0
172
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

Ankara 2. İdare Mahkemesinin 09.10.2019 tarih ve E:2019/1664, K:2019/1940 sayılı kararında, “…Gizlilik ilkesinin uygulanmasının zorunlu olduğu ihale süreçlerinde isteklilerin, diğer isteklilerin teklifi ve ihale dosyasına sunulan bilgi ve belgeleri hakkında detaylı bilgiye sahip olmalarının mümkün olmadığı dikkate alındığında, itirazen, şikâyet başvurularında ileri sürülen iddiaların somutluğu açısından konunun geniş yorumlanması gerekmektedir. Aksinin kabulü, Kanun’da zorunlu idari başvuru yolu olarak öngörülen itirazen şikâyet başvurusunun işlevini yerine getiremeyen bir kurum olmasına ve kişilerin hak arama hürriyetinin kullanılmasının zorlaştırılmasına sebebiyet verecektir.

Bu itibarla, dava konusu İhalede gizlilik ilkesinin geçerli olduğu, davacının diğer firmanın bilgi ve belgeleri hakkında detaylı bilgiye sahip olmasının zaten mümkün olmadığı, bu durumda dava dışı firmanın sunduğu belgelerde eksiklik veya usulsüzlük bulunması halinde değerlendirme dışı bırakılmasına neden olabileceği, davacıya ait şirketin itirazen şikâyet başvurusuna ilişkin dilekçede yer alan iddialarının, somut ve ciddi nitelikte iddialar olduğu ve bu iddiaların yer aldığı başvurunun, 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinde ve anılan Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “başvurunun konusu, sebepleri ve dayandığı delillerin itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde bulunması gerektiği” yönündeki düzenlemeye aykırılık taşımadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan davacının “Esdima Turizm Gıda Oto Yem Petrol San. Tic. Ltd. Şti. tarafından sunulan iş bitirme belgesine yönelik iddiasının idareye yapılan şikâyet başvurusunda ve idarece şikâyet üzerine alınan kararda yer almadığı, şikâyet başvurusunda yer verilmeyen sadece itirazen şikâyet dilekçesinde ileri sürülen iddianın incelenmeyeceği gerekçesiyle” reddedilmiş ise de 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 56. maddesinin 2. fıkrasında; Kurumun, itirazen şikâyet başvurularını, başvuru sahibinin iddiaları ile idarenin şikâyet üzerine aldığı kararda belirlenen hususlar ve itiraz edilen işlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlâl edilip edilmediği açılarından inceleyeceği kurala bağlanmıştır. 4734 Sayılı Kanun’un 56. maddesinin lafzından; başvuru sahibinin iddialarından sadece şikâyet başvurusunda yer alan iddiaların anlaşılamayacağı, itirazen şikâyet başvurusunda yer alan tüm iddiaların da incelenmesi gerektiği, kanunda sayma suretiyle bir sınırlama yapılmadığı, Kamu İhale Kurulunun, başvuru sahibinin itirazen şikâyet başvurusundaki iddialarını, bu iddiaların şikâyet aşamasında öne sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın incelemesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Nitekim Danıştay 13. Dairesinin 14/02/2018 tarihli E: 2017/2774 K: 2018/449 sayılı ve 07/12/2018 tarih E:2018/3701 K:2018/3775 sayılı kararları da bu yöndedir.

Bu durumda davalı idarenin itirazen şikâyet başvurusunun esasını incelemesi gerekirken şekil yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır…”