İhalelere İlişkin Başvurularda İdarenin Yanlış Yönlendirmesi Sonucu Başvuru Süresinin Kaçırılması
Anayasamızın “Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması” başlıklı 40.maddesinin 2.fıkrasında; “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu doğrultuda muhataplarının hukuki durumlarında değişiklik yapan idari işlemlerde idare, varsa eğer tesis ettiği işleme karşı muhataplarının başvuru yollarını ve hangi sürede başvurmaları gerektiğini belirtmek zorundadır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunumuzda ise kamu ihalelerine ilişkin itirazların hangi sürelerde ve nerelere yapılacağı açıkça belirtilmiştir. Bu kapsamda idareler(Kamu İhale Kurumu dahil) kamu ihalelerine ilişkin yapılan başvurular neticesinde tesis edecekleri idari işlemlerde isteklinin bu işleme karşı hangi sürede hangi yollara başvurabileceğini açıkça belirtmelidir. Ancak uygulamada idarelerin tesis ettikleri işlemlerde başvuru yolunu doğru gösterseler dahi başvuru süresini yanlış gösterdikleri hallere rastlanmakta ve bu durum isteklinin başvuru süresini kaçırması ve hukuki olarak hak kaybına uğraması ihtimalini doğurmaktadır.
Kanaatimizce idarenin yanlış yönlendirmesi sonucu örneğin Kamu İhale Kuruluna itirazen şikayet yasal başvuru süresinin kaçırıldığı ancak idarenin belirttiği süre içerisinde yapılmış başvuruların Kamu İhale Kurulunca süre yönünden reddedilmeyip incelemeye tabi tutulması gerekmektedir. Bu durum yukarıda yer alan Anayasa hükmü göz önüne alındığında hem “hak arama hürriyetinin” ihlaline sebebiyet vermemesi hem de “hukuki güvenlik” ilkesinin bir gereği olarak değerlendirilmelidir. İdarenin bilerek yahut bilmeyerek yanlış bildirdiği süreden dolayı tereddüde düşen muhatabın başvuru hakkını kaybetmesinin hakkaniyetli olmayacağı açıktır. Bu nedenle idarenin yanlış bildiriminin neticesine isteklinin katlanmaması daha doğru ve hukuki bir yaklaşım olacaktır.
Nitekim hem Kamu İhale Kurulunun hem de yargı organlarının bu tarz durumlarda başvuruları süreden reddetmeyip işin esasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği yönünde kararları bulunmaktadır.
