Sözleşmenin Uyarlanması ve Aşırı İfa Güçlüğü: Birim Fiyatlı Yapım Sözleşmelerinde Uyarlama Talebinin Sınırları
(YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ 2019/3771 E., 2020/1216 K. KARARI DOĞRULTUSUNDA DEĞERLENDİRME)
Kamu Yapım Sözleşmelerinde Uyarlama Talepleri
Kamu yapım sözleşmelerinde yükleniciler tarafından en sık ileri sürülen taleplerden biri, iş süresinin uzaması ve maliyetlerin artması nedeniyle sözleşme bedelinin güncellenmesi ya da başka bir ifadeyle sözleşmenin yeni şartlara uyarlanmasıdır. Özellikle restorasyon işleri gibi idari izin süreçlerinin yoğun olduğu yapım işlerinde, proje onayları, ruhsat işlemleri ve hakediş süreçlerindeki gecikmeler nedeniyle yükleniciler ek maliyetlerle karşı karşıya kalabilmektedir. Ancak her maliyet artışı veya süre uzatımı, hukuken sözleşmenin uyarlanmasını gerektiren bir durum olarak kabul edilmemektedir.
Olayın Konusu ve Tarafların İddiaları
Uyuşmazlığa konu olayda yüklenici, Trakya Kalkınma Ajansı tarafından ihale edilen restorasyon işini birim fiyatlı sözleşme kapsamında üstlenmiştir. Sözleşmede açıkça fiyat farkı verilmeyeceği düzenlenmiş, ayrıca vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artış olması halinde dahi yüklenicinin ek bedel talep edemeyeceği kararlaştırılmıştır.
Yüklenici ise işin yürütülmesi sırasında ruhsat alınmasındaki gecikmeler, numune inceleme süreçleri, hakediş ödemelerindeki gecikmeler, Anıtlar Kurulu onay süreçleri, çalışılmayan günler ve iş artışları nedeniyle iş süresinin önemli ölçüde uzadığını, bu sebeple sözleşmedeki sabit birim fiyatların günün ekonomik koşullarına uyarlanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Dosya kapsamındaki bilirkişi incelemesinde yükleniciye toplam 538 gün süre uzatımı verilmesi gerektiği ve işin bitim süresinin uzadığı tespit edilmiştir.
Birim Fiyatlı ve Götürü Bedelli Sözleşme Ayrımı
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle sözleşmenin niteliği önem taşımaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 480’inci maddesinin ikinci fıkrası, götürü bedelli eser sözleşmelerinde uyarlama imkanını düzenlemektedir.
Buna göre başlangıçta öngörülmeyen veya öngörülmesi mümkün olmayan olağanüstü durumların ortaya çıkması ve işin kararlaştırılan bedelle yapılmasının son derece güçleşmesi halinde yüklenici, sözleşmenin uyarlanmasını talep edebilmektedir.
Ancak somut olayda taraflar arasındaki sözleşme götürü bedelli değil, birim fiyatlı sözleşmedir. Bu nedenle TBK’nın 480/II maddesinin doğrudan uygulanması mümkün görülmemiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nda Uyarlama Düzenlemeleri
Mahkeme, birim fiyatlı sözleşmeler bakımından ancak Türk Borçlar Kanunu’nun 138’inci maddesinde düzenlenen “aşırı ifa güçlüğü” hükümlerinin uygulanabileceğini değerlendirmiştir.
TBK’nın 138’inci maddesi uyarınca sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmaması ve sözleşme dengesini dürüstlük kuralına aykırı düşecek şekilde bozması gerekmektedir.
Başka bir ifadeyle, sözleşmenin uyarlanabilmesi için yalnızca maliyet artışı yeterli olmayıp, olağanüstü ve öngörülemez bir durumun varlığı aranır.
Restorasyon İşlerinde Öngörülebilir Riskler
Mahkeme ve temyiz incelemesinde; restorasyon işleri ile özellikle Anıtlar Kurulu denetimine tabi yapım işlerinde proje onay süreçlerinin uzamasının, ruhsat işlemlerindeki gecikmelerin, mevsim şartları nedeniyle çalışılamayan günlerin ve hakediş süreçlerindeki aksaklıkların işin niteliği gereği öngörülebilir riskler olduğu kabul edilmiştir.
Bu nedenle söz konusu gecikmelerin olağanüstü ve beklenmeyen olay niteliğinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Basiretli Tacir İlkesi ve Yüklenicinin Sorumluluğu
Kararda özellikle yüklenicinin “basiretli bir tacir” gibi hareket etme yükümlülüğüne vurgu yapılmıştır. Buna göre restorasyon işlerinin doğası gereği ortaya çıkabilecek izin süreçleri, kurul incelemeleri ve uygulama gecikmelerinin yüklenici tarafından önceden öngörülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dolayısıyla yüklenicinin, sonradan ortaya çıkan her gecikmeyi aşırı ifa güçlüğü kapsamında değerlendirmesi mümkün görülmemiştir.
Süre Uzatımı Verilmesi Uyarlama Hakkı Doğurur mu?
Dosyada yükleniciye belirtilen nedenlerle toplam 538 gün süre uzatımı verilmiş olması, mahkeme tarafından ayrıca değerlendirilmiştir.
Mahkeme, süre uzatımı verilmiş olmasının tek başına sözleşmenin ekonomik dengesinin bozulduğu anlamına gelmeyeceğini ifade etmiştir. Ayrıca idarenin süre uzatımı vererek gecikme cezası uygulamaması nedeniyle yüklenicinin belirli ölçüde korunduğu değerlendirilmiştir.
Bu nedenle süre uzatımı verilmesi, otomatik olarak fiyat farkı veya sözleşme uyarlaması hakkı doğuran bir unsur olarak kabul edilmemiştir.
İş Artışı ve Ek Bedel Talepleri
Uyuşmazlıkta iş artışları da uyarlama talebinin gerekçeleri arasında gösterilmiş olmakla birlikte, yüklenicinin iş artışına ilişkin ayrıca bağımsız bir bedel talebinde bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu nedenle iş artışı olgusu, sözleşmenin uyarlanmasını gerektiren bağımsız bir neden olarak değerlendirilmemiştir.
Mahkemenin Değerlendirmesi
Mahkeme, yüklenicinin ileri sürdüğü nedenlerin Türk Borçlar Kanunu’nun 138’inci maddesi kapsamında olağanüstü ve öngörülemez nitelikte olmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Kararda;
- restorasyon işlerinde yaşanabilecek gecikmelerin öngörülebilir olduğu,
- yüklenicinin ticari riskleri üstlendiği,
- sözleşmede açıkça fiyat farkı verilmeyeceğinin düzenlendiği,
- süre uzatımı verilerek yüklenicinin mağduriyetinin belirli ölçüde giderildiği
hususları dikkate alınmıştır.
Sonuç: Her Süre Uzatımı Uyarlama Sebebi Sayılmaz
Sonuç olarak yargı mercileri, iş süresinin uzamış olmasının tek başına sözleşmenin uyarlanmasını gerektirmeyeceği, özellikle sözleşmede fiyat farkı verilmeyeceğinin açıkça düzenlendiği durumlarda yüklenicinin ancak gerçekten olağanüstü ve öngörülemez şartların varlığını ispat etmesi halinde uyarlama talebinde bulunabileceği sonucuna ulaşmıştır.
Karar, kamu yapım sözleşmelerinde “süre uzatımı” ile “sözleşmenin uyarlanması” kavramlarının birbirinden farklı olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Özellikle birim fiyatlı sözleşmelerde, ekonomik dengenin bozulduğu iddiasının kabulü için TBK’nın 138’inci maddesindeki ağır şartların gerçekleşmesi aranmaktadır.


