YAKLAŞIK MALİYETE İTİRAZLAR KİK TARAFINDAN NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR
Teknik Şartname maddelerinde yer alan tahlil ve aşı giderlerinin teklif fiyata dahil edileceğinin düzenlendiği ancak İdari Şartname’nin 25’inci maddesine uygun olmadığı, söz konusu giderlerin teklif fiyata dahil edilmesi gerektiğinden anılan maliyetlere ilişkin birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılması gerektiği, ayrıca söz konusu giderlerin yaklaşık maliyet cetveline yansıtılması zorunlu hususlar olduğu, dolayısıyla anılan maliyetlere ilişkin olarak İdari Şartname’nin 25’inci maddesi ve birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılması gerektiği,
İDDİA EDİLMİŞTİR.
KİK KARARINDA;
Yukarıda aktarılan düzenlemeden, ihale konusu işe teklif verecek isteklilerin işin yapılacağı yeri ve çevresini gezmekle; işyerinin şekline ve mahiyetine, işin gerçekleştirilebilmesi için yapılması gerekli çalışmaların ve kullanılacak malzemelerin miktar ve türü ile işyerine ulaşım ve şantiye kurmak için gerekli hususlarda maliyet ve zaman bakımından bilgi edinmiş; tekliflerini etkileyebilecek riskler, olağanüstü durumlar ve benzeri diğer unsurlara ilişkin gerekli her türlü bilgiyi almış sayılacağı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, başvuru sahibinin klinik ve ofislerde yukarıda açıklaması yapılan maddeye göre haşere ile mücadele kapsamında nelerin yapılabileceğini ihale konusu işin yürütüleceği yeri ve çevresini gezerek öngörebileceği ve ilaçlama maliyetini oluşturabileceği, ayrıca ilaçlama için kullanılacak malzemenin Sağlık Bakanlığı’nca onaylı olmasının yeterli olduğu, dolayısıyla başvuru sahibinin ilaçlama giderlerine ilişkin maliyetleri teklif birim fiyata dahil edebileceği anlaşılmış olup, bu konudaki iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, başvuru sahibinin iddialarında yer alan “maliyet giderlerinin yaklaşık maliyet yansıtılması gerektiğine konu” iddiasının incelenmesi sonucunda;
4734 sayılı Kanun’un gerekçesinde veya ikincil mevzuatta “hak kaybı” ve “zarara uğrama” kavramlarına ilişkin ayrıntılı bir açıklama bulunmadığı, ancak anılan Kanun’un 54’üncü maddesinde yer alan hak kaybı ve hak kaybı ihtimaline dayanan başvuru ehliyeti şartının, idari yargılamada esas alınan ehliyet şartının özel ve dar bir uygulaması niteliğinde olduğu, bu itibarla ihale sürecinde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak, menfaat ihlali kriterinde olduğu gibi idari işlemle arasında herhangi bir bağlantı bulunmasının başvuru ehliyeti açısından yeterli olmayacağı, başvuru sahibinin idari işlemden doğrudan doğruya bir hak kaybına uğradığını ve/veya uğraması ihtimalinin olduğunu ispatlaması gerektiği, ayrıca korunacak menfaatin doğrudan, meşru, somut ve güncel olması gerektiği anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, başvuru sahibi isteklinin şikâyet başvurusunda bulunduğu tarih itibarıyla yaklaşık maliyeti bilmediği, dolayısıyla idarece şikâyet sürecini başlatacak herhangi bir idari işlemde bulunulmadığı, zira istekli tarafından iddia edilen hususların yaklaşık maliyeti etkileyip etkilemediği tespitinin şikâyet başvurusunda bulunulan tarih itibarıyla öngörülemeyeceği, dolayısıyla bilgi sahibi olunmayan yaklaşık maliyet nedeniyle bahse konu isteklinin korunması gereken menfaatinin güncel ve meşru olmadığı, bu nedenle de anılan isteklinin söz konusu husus nedeniyle doğrudan doğruya bir hak kaybına uğradığı ve/veya uğrama ihtimali olduğu sonucunun çıkarılamayacağı anlaşıldığından, iddia uygun bulunmamıştır.

