YÜKSEK FEN KURULU YARGIYA İNTİKAL ETMİŞ UYUŞMAZLIKLARDA GÖRÜŞ BİLDİREBİLİR Mİ?
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Yüksek Fen Kurulu’nun görevlerine ilişkin düzenleme Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında çıkartılan 1 nolu Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 112.maddesinde ortaya konmuştur. Anılan maddede kurulun görevlerine ilişkin olarak; “a) Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapım ve yapım ile ilgili danışmanlık hizmet işlerine ilişkin olarak akdedilen sözleşmelerin yürütülmesinden doğan yeni fiyat tespiti anlaşmazlıkları hariç olmak üzere diğer anlaşmazlıkları ilgili idarenin talebine istinaden inceleyip karara bağlamak ve yeni fiyat tespiti anlaşmazlıklarında ise tarafları bağlayacak şekilde fiyatı kesin olarak tespit etmek.
b) Çevre ve imar mevzuatının yürütülmesinden doğan anlaşmazlıkları ilgili idarelerin talebine istinaden inceleyip karara bağlamak.
c) Teknik veya fiziki yönden birbirini etkileyen plan ve yapım işleri ile ilgili olarak, kamu kurum ve kuruluşları arasında doğan anlaşmazlıkları, taraf olan idarelerin birlikte talep etmeleri halinde inceleyip karara bağlamak.
ç) Plan, çevre, yapım ve yapımla ilgili hizmet işlerine ilişkin konularda kamu kurum ve kuruluşları ile yapı kooperatiflerine görüş vermek.
d) Bayındırlık ve iskân işleri ile ilgili şartname, tip sözleşme, yıllık rayiç, birim fiyat, birim fiyatlara ait analiz ve tarifleri hazırlamak ve yayımlamak.
e) Yapı, tesis ve onarım işleri ihalelerinde kullanılan müteahhitlik karneleri ve iş bitirme belgelerinin yıllara ait değerlendirme katsayılarını, mimarlık ve mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak yapı yaklaşık birim maliyetlerini ve proje ve kontrollük işlerinde uygulanacak fiyat artış oranlarını tespit etmek ve yayımlamak.
f) Bakanlığın görev alanı ile ilgili olarak yurtiçinde ve yurtdışında meydana gelen teknik gelişmeleri izlemek, değerlendirmek ve bunlardan faydalı görülenler hakkında teklifte bulunmak.
g) Bakanlık birimleri arasında teknik konularda uygulama birliği ve koordinasyonu sağlamak.
ğ) Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.” hükümlerine yer verilmiştir.
Bu doğrultuda Yüksek Fen Kurulunun en temel görevi yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde önüne gelen uyuşmazlıkların karar bağlanmasıdır. Bu temel görevin yanı sıra Yüksek Fen Kurulu’nun belirli konularda görüş bildirme, tespitte bulunma, teklif hazırlama gibi görevlerinin bulunduğu da görülmektedir. Ancak bu görevlerin sadece mevzuatta belirtilen kapsamla sınırlandığı kanunda bu görevleri açık olarak sayılmasından anlaşılmaktadır.
Yapım işlerine ilişkin kamu ihaleleri neticesinde ortaya çıkan sözleşmelerin uygulanmasında bir çok sıkıntı yaşandığı bilinmekte, yüklenici ile idarelerin aralarında yaşanan bu sıkıntıların da davaya dönüştüğü çok fazla örnek bulunmaktadır. Yine bu konuda açılmış olan davaların çok büyük kısmında uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi, birikim ve uzmanlığı gerektirdiğinden mahkemelerin davanın çözümü adına Yüksek Fen Kurulundan görüş istediği görülmektedir.
Yüksek Fen Kurulu yalnızca 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu uyarınca yapılan yapım işlerine ilişkin sözleşmelerin uygulanmasından kaynaklanan ve yargıya intikal etmemiş uyuşmazlıkların çözümünde görevlendirilmiş olduğundan yargıya intikal etmiş uyuşmazlıklarda Mahkemelerin görüş istemeleri neticesinde kurulun sürece katılması mümkün değildir. Bu husus 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanuna yapılan ek maddede de belirtilmiştir.Dolayısıyla Kurulun yargıya intikal etmiş uyuşmazlıklarda görüş bildirme görevi bulunmadığı, nitekim idari bir kurul olması ve Bakanlık bünyesinde yer almış olması nedeniyle idarelerle uyuşmazlıklarda olası bir taraf menfaatini ihlal edebilecek pozisyonda yer almamasının da kurulun objektifliği açısından daha uygun olduğu açıktır.
Son olarak elbette ki Mahkemeler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren konularda bilirkişilik müessesini ihtiyaç duydukları ölçüde kullanabilecektir. Bunun yanında yüklenicinin de bilirkişilik müessesi dışında iddialarını kuvvetlendirmek adına uzman raporu sunmalarında herhangi bir sakınca bulunmadığı aksine faydasının olabileceği de bilinmelidir.
