Muayene Kabul Komisyonunda Görev Almak İstemeyen Memurun Hukuki Durumu 

0
320
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

Muayene Kabul Komisyonunda Görev Almak İstemeyen Memurun Hukuki Durumu

Giriş

Kamu kurumlarında görev yapan memurların, ihale süreçlerinde komisyon üyeliği veya başkanlığı gibi görevlerle görevlendirilmeleri sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ancak bazı hallerde memurlar, görev alanları dışında olduğunu düşündükleri bu görevlendirmelere karşı çıkabilmektedir. Özellikle muayene kabul komisyonu başkanlığı gibi sorumluluğu yüksek görevlerde, ileride hukuki ve mali sorumluluk doğabileceği endişesi dile getirilmektedir.

Bu yazıda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve idarenin takdir yetkisi çerçevesinde konuyu hukuki açıdan ele alacağız.

İdarenin Takdir Yetkisi ve Hukuk Devleti İlkesi

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi, idarenin tüm işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olması gerektiğini ortaya koyar.

İdare, personel görevlendirmelerinde takdir yetkisine sahip olmakla birlikte bu yetki:

  • Keyfi kullanılamaz,

  • Kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır,

  • Gerekçeli olmalıdır,

  • Nesnellik ve tarafsızlık ilkelerine uygun olmalıdır.

Bu çerçevede, bir memurun ihale komisyonuna görevlendirilmesi işlemi hukuka uygunluk denetimine tabidir.

657 Sayılı Kanuna Göre Memurun Emir ve Sorumluluğu

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre memur:

  • Amirinden aldığı hukuka uygun emirleri yerine getirmek zorundadır.

  • Emrin hukuka aykırı olduğunu düşünürse yazılı olarak bildirmelidir.

  • Amir emrinde ısrar eder ve yazılı olarak yenilerse, memur emri uygulamak zorundadır.

Dolayısıyla, görevlendirme açıkça hukuka aykırı değilse memurun tek taraflı olarak görevi reddetmesi mümkün değildir.

4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre Komisyon Oluşumu

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre:

  • İhale komisyonu en az beş ve tek sayıda üyeden oluşur.

  • En az iki üyenin ihale konusu işin uzmanı olması gerekir.

  • Komisyon başkanının işin uzmanı olması zorunlu değildir.

  • Komisyon üyeleri çekimser oy kullanamaz.

  • Kararlardan üyeler sorumludur.

  • Karşı oy kullananlar gerekçesini yazmak zorundadır.

Bu düzenleme, komisyon başkanının mutlaka teknik uzman olması gerekmediğini açıkça ortaya koymaktadır.

İşin Uzmanı Olmamak Görevlendirmeye Engel mi?

Somut olayda, Halk Sağlığı Başkanlığı Bulaşıcı Hastalıklar birim sorumlusu olan bir personelin, “36 Ay Süre İle 400 Mbps TT İnternet Hizmeti Alımı” ihalesinde muayene kabul komisyonu başkanı olarak görevlendirildiği görülmektedir.

Mevzuata göre:

  • En az iki üyenin işin uzmanı olması yeterlidir.

  • Başkanın uzman olması zorunlu değildir.

Dolayısıyla, işin teknik uzmanı olmamak, komisyon başkanlığına atanmayı hukuka aykırı hale getirmez.

Görevlendirme İptal Edilebilir mi?

Bir görevlendirmenin iptal edilebilmesi için:

  • Açık mevzuat ihlali,

  • Takdir yetkisinin kamu yararına aykırı kullanımı,

  • Hizmet gereklerine açık aykırılık

bulunması gerekir.

İncelenen olayda, idarenin 4734 sayılı Kanun kapsamında yaptığı görevlendirmede hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Bu nedenle görevlendirmenin iptal edilmemesi yönünde değerlendirme yapılmıştır.

Memurun Sorumluluğu ve Güvenceleri

İhale komisyonu üyeleri kararlarından sorumludur. Ancak:

  • Karşı oy yazma hakkı vardır.

  • Hukuka aykırı gördüğü hususları tutanak altına alabilir.

  • Yazılı emir mekanizması işletilebilir.

Bu mekanizmalar memurun hukuki güvence altında görev yapmasını sağlar.

Sonuç

Kamu mevzuatı çerçevesinde değerlendirildiğinde:

  • İdarenin takdir yetkisi geniştir ancak sınırsız değildir.

  • İhale komisyonu başkanının uzman olması zorunlu değildir.

  • Açık bir hukuka aykırılık bulunmadıkça görevlendirme geçerlidir.

  • Memur, hukuka aykırı emirleri yazılı olarak bildirmek suretiyle kendini güvence altına alabilir.

Bu nedenle, yalnızca “uzman değilim” gerekçesiyle muayene kabul komisyonu görevinden çekilme talebi hukuken kabul görmemektedir.