Fazla Ödenen Hakedişlerde Faiz Tahsili ve Kamu Zararı: Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının Değerlendirilmesi

0
19
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

Fazla Ödenen Hakedişlerde Faiz Tahsili ve Kamu Zararı: Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının Değerlendirilmesi (Tutanak No 57748, Tutanak Tarihi 19.02.2025)

Giriş

Kamu kaynaklarının etkin, ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla kamu harcamalarının mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle yapım işlerinde düzenlenen hakediş raporları ve bu raporlara dayalı ödemeler, kamu zararının oluşup oluşmadığının tespitinde kritik bir rol oynamaktadır. Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından verilen yakın tarihli bir karar, fazla ödenen fiyat farklarının sonradan tahsil edilmesi halinde faiz alacağının da kamu zararı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususuna açıklık getirmesi bakımından önem taşımaktadır.

Olayın Özeti

Uyuşmazlık konusu olayda, yapım işine ilişkin 20.12.2018 tarihli 18 no.lu hakediş raporunda Aralık ayı fiyat farkı hesabında, ilgili aya ait endeks henüz açıklanmadığından Kasım ayı endeksi esas alınarak yükleniciye fazla ödeme yapılmıştır. Daha sonra Aralık ayı endeksinin daha düşük olduğu tespit edilmiş ve fazla ödeme, 05.03.2020 tarihli 27 no.lu hakediş raporunda düzeltme yapılarak 28.08.2020 tarihinde yükleniciden tahsil edilmiştir.

Ancak tahsil edilen tutar yalnızca fazla ödenen anaparayı kapsamakta, fazla ödemenin yapıldığı tarihten tahsil tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanmamaktadır. Bu durumun kamu zararı oluşturup oluşturmadığı hususu Sayıştay denetimine konu olmuştur.

Daire Kararı ve Gerekçesi

İlk derece Sayıştay Dairesi, ara hakediş raporlarının geçici nitelikte olduğunu, kesin hesap aşamasında gerekli düzeltmelerin yapılabileceğini ve söz konusu düzeltme işlemleri sırasında faiz tahakkuk ettirilmesini zorunlu kılan açık bir düzenleme bulunmadığını değerlendirmiştir.

Ayrıca, hatalı ödemenin Aralık ayı endeksinin henüz belli olmaması nedeniyle Kasım ayı endeksi kullanılarak yapılmasından kaynaklandığı, ilgililere yüklenebilecek kasıt, kusur veya ihmal bulunmadığı gerekçesiyle faiz tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Temyiz Kurulunun Yaklaşımı

Temyiz Kurulu ise konuya farklı bir perspektiften yaklaşmıştır. Kurula göre olay, yalnızca bir hakediş düzeltmesinden ibaret değildir. Esasen mevzuata aykırı şekilde yapılan fazla ödeme nedeniyle kamu kaynağının belirli bir süre yüklenicinin kullanımına bırakılması söz konusudur.

Kurul, fazla ödemenin temel nedeninin ilgili mevzuat hükümlerine rağmen hakedişin uygulama ayı içerisinde düzenlenmesi ve fiyat farkının henüz kesinleşmeyen veriler üzerinden hesaplanması olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle ortaya çıkan hatanın, öngörülemeyen veya kaçınılmaz bir durumdan değil, mevzuata aykırı işlem tesis edilmesinden kaynaklandığı değerlendirilmiştir.

Kararda ayrıca, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin hakedişlerin tahakkuk işlemi tamamlanıncaya kadar düzeltilmesine imkan tanıyan hükümlerine dikkat çekilmiş; hatanın aynı hakediş sürecinde giderilmesi mümkün iken yaklaşık bir buçuk yıl sonra düzeltilmiş olmasının ilgililerin kusursuz oldukları yönündeki savunmalarını zayıflattığı ifade edilmiştir.

Kamu Zararı ve Faiz İlişkisi

Temyiz Kurulu kararının temel dayanağı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinde yer alan kamu zararı tanımıdır. Söz konusu hüküm uyarınca iş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması kamu zararı oluşturmaktadır.

Kurul, fazla ödemenin sonradan tahsil edilmiş olmasının kamu zararını tamamen ortadan kaldırmadığını, çünkü kamu idaresinin belirli bir süre boyunca bu kaynağı kullanamadığını vurgulamıştır. Bu nedenle kamu zararının yalnızca anaparadan değil, anaparanın kullanım süresine ilişkin faiz kaybından da oluştuğu kabul edilmiştir.

Nitekim Kanun’un 71’inci maddesinde kamu zararının oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilmesi gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te de yapılan tahsilatların anapara ve faiz alacağına orantılı olarak mahsup edileceği hükme bağlanmıştır.

Karşılıklılık İlkesi Açısından Değerlendirme

Kararın dikkat çekici yönlerinden biri de sözleşme hukukundaki karşılıklılık ilkesine yaptığı vurgudur. Temyiz Kurulu, yüklenicinin eksik ödeme alması halinde bu tutarın faiziyle birlikte talep edilmesinin mümkün olduğunu, aynı şekilde yükleniciye fazla ödeme yapılması durumunda da kamu idaresinin faiz talep etmesinin hukukun genel ilkeleriyle uyumlu olduğunu belirtmiştir.

Bu yaklaşım, kamu alacaklarının korunması yanında sözleşme tarafları arasındaki menfaat dengesinin sağlanması bakımından da önem taşımaktadır.

Sonuç

Sayıştay Temyiz Kurulu kararı, kamu zararının yalnızca fazla ödenen anaparadan ibaret olmadığı, kamu kaynağının haksız kullanım süresi boyunca oluşan faiz kaybının da kamu zararı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

Karar, özellikle hakediş süreçlerinde görev alan idare personeline, mevzuata uygun işlem tesis edilmesinin ve tespit edilen hataların gecikmeksizin düzeltilmesinin önemini hatırlatmaktadır. Ayrıca kamu zararının sonradan yapılan tahsilatlarla tamamen ortadan kalktığının kabul edilebilmesi için anapara ile birlikte işlemiş faizlerin de tahsil edilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koymaktadır.

Bu yönüyle karar, kamu mali yönetimi, kamu ihale hukuku ve Sayıştay yargılamaları bakımından uygulamaya yön verecek nitelikte önemli değerlendirmeler içermektedir.