|
Devlet Su İşleri 15. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/927203 ihale kayıt numaralı “Viranşehir Pompaj Sulamaları İşletme Bakım Yollarına İyileştirme ve Dolgu Yapılması” ihalesine ilişkin olarak İnci Solar Enerji Tarım Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi – Mehmet Düzenli Düzenli İnşaat İş Ortaklığı itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 05.11.2025 tarihli ve 2025/UY.II-2361 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı İnci Solar Enerji Tarım Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi – Mehmet Düzenli Düzenli İnşaat İş Ortaklığı tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 2. İdare Mahkemesinin 12.03.2026 tarihli, E:2025/1837, K:2026/364 sayılı kararında “…Olayda, davacı iş ortaklığı ile ihaleye katılan diğer bir istekli olan Nihat Üstündağ Üstündağ İnşaat – MVS Elit İnşaat A.Ş. İs Ortaklığı tarafından EKAP üzerinden ihale dokümanının indirilmesi ve e-teklif sunulması işlemlerinin aynı IP adresi (88.236.174.228) üzerinden gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, bu tespitten hareketle ihale komisyonunca her iki iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ve haklarında yasaklama işlemlerinin başlatılmasına karar verildiği, davacının itirazen şikâyet başvurusu üzerine Kamu İhale Kurulu tarafından da aynı IP üzerinden işlem yapılmasının rastlantısal ve teknik sebeplerle gerçekleşmesinin hayatın olağan akısına uygun düşmediği, durumun isteklilerin irade birliği çerçevesinde birlikte hareket ettiklerine dair kuvvetli karine oluşturduğu gerekçesiyle başvurunun reddedildiği görülmektedir.
Davacılar tarafından, anılan iş ortaklığı ile aralarında hiçbir organik bağ bulunmadığı, tekliflerin farklı adreslerde, farklı bilgisayarlarla ve ayrı saatlerde sunulduğu, dinamik IP kullanan abonelerin aynı gün içinde aynı reel IP üzerinden hizmet almasının teknik olarak mümkün olduğu, durumun tamamen rastlantısal olduğu ileri sürülmüş, bu kapsamda Türk Telekomünikasyon A.S. Diyarbakır Bölge Müdürlüğünden alınan 25/08/2025 tarihli ve TT.50171270-575.03.01.03-246696 sayılı yazıda, CGNAT mimarisi gereği bir gerçek IP adresinin birden fazla aboneye ortak kullandırıldığı, 17/07/2025 tarihinde iki ayrı aboneye farklı sanal IP tahsis edildiği ancak internete çıkışta her iki abonenin de ortak reel IP (88.236.174.228) üzerinden çıkış yaptığı, sunucularda aynı IP’nin görülmesinin normal bir durum olduğu, ayrımın port bilgisi üzerinden yapılabildiği ve yapılan tespitte aynı reel IP’yi kullanan iki farklı müşterinin iki farklı porttan internete bağlandığının saptandığı belirtilmiştir.
Mahkememizin 23/01/2026 tarihli ara kararına Türk Telekomünikasyon A.S. tarafından verilen 24/02/2026 tarihli cevapta da, CGNAT mimarisinde bir adet gerçek IP adresinin NAT mekanizması ile 16 aboneye ortak kullandırıldığı, abonelere sabit port aralıkları atandığı ve her abonenin hangi public IP ve port aralığı üzerinden internete çıktığının net olarak belirlenebildiği ifade edilmiştir. Bu teknik açıklamalar, dava konusu ihalede aynı reel IP adresi üzerinden işlem gerçekleştirilmesinin tek basına isteklilerin irade birliği içinde hareket ettiklerine kuvvetli karine teşkil edemeyeceğini, port bilgileri ve fiziki bağlantı noktaları üzerinden yapılacak ayrıştırma ile gerçek durumun tespitinin mümkün olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Davalı idare her ne kadar aynı IP adresi üzerinden doküman indirilmesi ve e-teklif sunulmasının rastlantısal ve teknik sebeplerle gerçekleşmesinin hayatın olağan akısına aykırı olduğunu, isteklilerin irade birliği içinde hareket ettiklerine dair kuvvetli karine oluşturduğunu ileri sürmekte ise de; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yapılan başvuruda söz konusu Kurumun görev alanı dışında olması nedeniyle bilgi edinilemediği, bunun üzerine davalı idarece konunun teknik açıdan asıl yetkili kuruluşu olan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’den gerekli bilgi ve belgelerin temin edilmesi yoluna gidilmediği, davacı tarafça başvuru ekinde sunulan ve aynı reel IP’nin farklı portlardan iki ayrı aboneye tahsis edildiğini gösteren Türk Telekom Diyarbakır Bölge Müdürlüğü yazısındaki tespitlerin de değerlendirilmediği, ayrıca isteklilerin fiziki adreslerinin farklı olduğu yönündeki itirazların araştırılmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacının savunmasını destekleyen ve teknik açıdan ciddiye alınması gereken belirgin bilgi ve belgeler dosyada mevcutken, sadece aynı reel IP üzerinden işlem yapıldığı tespitine dayanılarak ve bu tespitin hayatın olağan akısına aykırı olduğu varsayımından hareketle isteklilerin Kanun’un 17. maddesindeki yasak fiil ve davranışlarda bulunduklarının kabulü, bu nitelikte ağır sonuçlar doğuran bir işlemin gerektirdiği araştırma ve inceleme yükümlülüğüne uygun düşmemektedir.
Bu itibarla, davacı iş ortaklığı ile diğer istekli iş ortaklığı tarafından kullanılan IP adresinin aynı olmasının, CGNAT teknolojisinin isleyişi ve port ayrımı suretiyle aynı reel IP üzerinden farklı abonelerin internete çıkış yapabilmesinin teknik olarak mümkün olduğu yönündeki Türk Telekomünikasyon A.Ş. tespitleri ile birlikte, isteklilerin fiziki adreslerinin farklılığı ve bağlantı portlarının ayrı olması hususları bütünüyle araştırılmadan, aynı IP kullanımının tek basına yasak fiil ve davranışın gerçekleştiğine kuvvetli karine sayılması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde, eksik inceleme ve araştırmaya dayanması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır…” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 05.11.2025 tarihli ve 2025/UY.II-2361 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin iddialarının esasının yeniden incelenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
|