İdarenin gerek görmesi halinde değiştirebileceğine dair düzenleme isteklilerce öngörülmez bir maliyet oluşturur mu?
Konuya ilişkin KİK kararında özetle;
Sözleşme Tasarısı’nın “Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 29’uncu maddesinde “29.1. Öngörülemeyen durumlar nedeniyle iş artışının zorunlu olması halinde, işin;
a) Sözleşmeye konu hizmet içinde kalması,
b) İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması,
şartlarıyla, sözleşme bedelinin % 20’sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde ilave iş aynı yükleniciye yaptırılabilir.
İşin bu şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Bu durumda, yüklenicinin sözleşme bedeli tamamlanıncaya kadar işi ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmesi zorunludur.
Bu ihalede 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 24 üncü maddesi çevresinde iş eksilişi yapılabilir. İhale konusu işin sözleşme bedelinin % 80’inden daha düşük bedelle tamamlanacağının anlaşılması halinde ise, yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderler ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin % 80’i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5’i ödenir.” düzenlemesi yer almaktadır.
İdarenin asgari personel sayılarının idare tarafından gerekli görüldüğünde değiştirilebileceğine dair ibarenin eklenme sebebinin, Covid- 19 salgını nedeni ile yeni açılmış olan ve ilerleyen zamanlarda hasta kapasitesinin artması durumunda ihtiyaç duyulacak olan işçilerin iş artışı yapılarak temin edilmesi ve binasından yeni açılması planlanan hizmet binasına taşınması durumunda oluşacak personel ihtiyacının iş artışı ile karşılanmasını sağlamak için olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak personel ihtiyacının doğması durumunda ilave personel alımı hususunun, iş artışı kapsamında değerlendirilebileceği, açıklanan durumların tekliflerin hazırlanması aşamasında belirsizliğe yol açmayacağı, zira söz konusu düzenlemelerin sözleşmenin uygulanması aşamasına ilişkin olduğu hususu dikkate alındığında, başvuru sahibinin iddiası yerinde görülmemiştir.

