İhtiyaçların Belirlenmesinde İdarelerin Takdir Yetkisi Bulunmaktadır.

0
270
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

İhtiyaçların Belirlenmesinde İdarelerin Takdir Yetkisi Bulunmaktadır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda, ihale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin her türlü özelliğini belirten idari ve teknik şartnamelerin idarelerce hazırlanmasının esas olduğu, teknik şartnamelerde idareler tarafından alınacak malların teknik kriterleri ve özelliklerinin belirleneceği, bunların verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve fırsat eşitliğini sağlaması gerektiği, kural olarak belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürünün belirtilemeyeceği ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilemeyeceği anlaşılmaktadır.

İdarelerin ihtiyaçlarının uygun şartlarda ve zamanında karşılanması ve ihtiyacı karşılarken ihaleye konu ürünün teknolojik performansını belirlemek konusunda takdir hakkı ve yetkisinin bulunduğu, ihtiyacın belirlenmesi noktasında belli bir cihazın özelliklerini dikkate alma yönünde bir zorunluluğunun bulunmadığı, kaldı ki esas olan hususun idarenin kendi ihtiyaçlarını en etkili ve verimli şekilde temin etmesine imkân sağlayacak düzenlemelerin olması gerektiği değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda, idarelerin gerek ihtiyacı olan hizmetin tespiti, gerek ihale konusu alımın niteliklerini dikkate alarak teknik şartnamelerde hangi kriterleri belirleyip belirleyemeyecekleri gerekse de belirledikleri kriterlerin ihtiyacı karşılamada yeterli olup olmadığı noktasında belli bir serbestiye sahip olduğu açıktır. Ancak, alımın konusuna ilişkin teknik kriter ve özellikleri belirleme hususundaki bu takdir yetkisi, yukarıda yer verilen Kanun maddesi ile belli ölçüde sınırlandırılmıştır.

Teknik Şartname’nin yukarıda belirtilen maddelerine yönelik başvuru sahibinin belirlediği şekilde değişiklik yapılması hususlarıyla Kamu İhale Kanunu’nun 5 ve 12’nci maddeleri ile anılan Yönetmelik’in 14’üncü maddesinde yer alan mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde;

Başvuru sahibi tarafından itirazen şikâyet dilekçesinde alımı yapılacak olan cihaza yönelik olarak bazı değişikliklerin yapılması gerektiği, böylelikle rekabet ve fırsat eşitliği ile verimlilik ve fonksiyonelliğin sağlanabileceği ifade edilmekle birlikte, söz konusu iddialar incelendiğinde başvuru sahibi tarafından Teknik Şartname’yi kendi ürününe uygun hale getirmeye yönelik taleplerde bulunduğunun anlaşıldığı, her firmanın farklı teknik özelliklerde cihazlara sahip olabileceği ve dokümanlardaki teknik özelliklerin tüm firmaların ihaleye katılımını sağlayacak şekilde düzenlenemeyebileceği, idarenin farklı sistemlere ilişkin özellikleri dikkate alarak ihtiyacını belirleme zorunluluğunun bulunmadığı, esas olanın kamu ihale mevzuatına aykırı olmamak kaydıyla teknik özelliklerin idarenin kendi ihtiyaçlarını en etkili ve verimli şekilde temin etmesine imkân sağlayacak şekilde doküman düzenlemelerinde bulunması olduğu ve bu kapsamda yukarıda açıklandığı üzere ihtiyaçların belirlenmesinde idarelerin takdir yetkisi bulunduğu anlaşıldığından başvuru sahibinin iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Ayrıca, başvuru sahibinin idarenin şikayete cevap yazısından değişiklik talebinin kabul edilip edilmediğinin anlaşılamadığına ve güvenilirlik ilkesini zedelediğine ilişkin 9’uncu iddiası kapsamında yapılan incelemede, idarenin şikayete cevabında “Talep edilen değişiklik kabul edilmiştir. … Talep edilen değişiklik tam bir myokard perfüzyonu yerine klinik yararlılığı sınırlı donanım şeklinde sunulabileceğinden kabul edilmemiştir. İlgili maddede “klinik yeterliliğe sahip tam bir myokard yazılımı” talep edilmektedir.” ifadelerine yer verilerek klinik yeterliliğe sahip tam bir myokard yazılımı istendiğinin ve talep edilen değişikliğin klinik yararlılığı sınırlı donanım şeklinde sunulabileceğinden kabul edilmediğinin açıkça ifade edildiği, “Talep edilen değişiklik kabul edilmiştir.” kısmının sehven yazıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla başvuru sahibinin 9’uncu iddiasının bu yönden de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.