Sözleşmenin imzalanmasından sonra fiyat artışları öngörülemez sınırlarda gerçekleşmiş ve edim dengesi aşırı ölçüde bozulmuş ise TBK 138. madde kapsamında aşırı ifa güçlüğü söz konusu olabileceğinden, mahkemeden uyarlama talebinde bulunulması yerindedir.

0
603
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/141 – 2025/364
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/141
KARAR NO : 2025/364 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/10/2022
NUMARASI : 2022/450 E. – 2022/710 K.

DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmenin Uyarlanması, Mümkün Değilse Fesih

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/10/2022 tarih ve 2022/450 E. – 2022/710 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında 31.12.2021 tarihli “Personel Servis Hizmeti Alımı Sözleşmesi” imzalandığını ancak ihale tarihindeki motorin fiyatının halihazırda dört buçuk kattan fazla arttığını, bunun yanında diğer maliyetlerde de benzer artışların söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme nedeniyle zarar ettiğini, öngörülemeyen bu artışlar sebebi ile sözleşmenin müvekkili aleyhine ve dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde bozulduğunu ileri sürerek, 31.12.2021 tarihli Personel Servis Hizmeti Alımı Sözleşmesi’nin günün ekonomik şartlarına uyarlanmasına, sözleşmenin uyarlanması mümkün olmadığı takdirde anılan sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede fiyat farkı ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını, somut olayda mücbir sebep halinin söz konusu olmadığını, 4735 sayılı KİK’e eklenen geçici 5.ve 6.maddeler ile 5546 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda 01/01/2022-31/03/2022 dönemi için 952.789,17 TL ek fiyat farkını ödediklerini, 01/01/2022-30/06/2022 dönemi için de 1.184.705,29 TL artırımlı fiyat farkı hesaplandığını, bu miktarın da davacıya ödeneceğini, bu nedenle davacının işbu dava bakımından hukuki yararının da söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve eki idari şartname kapsamında dava konusu personel taşımacılığı servis işinin tüm maliyetleri kapsar şekilde yapıldığı, idari şartnamenin 25.3.1.maddesinde akaryakıt giderlerindeki artış bedelinin de ihale bedeline dahil olduğunun açıkça yazıldığı, bu nedenle ek fiyat farkı talebinin yerinde olmadığı, davacının basiretli tacir olduğu, özen yükümlülüğünün bulunduğu, davalı tarafından kanuni düzenlemelere uyularak ek fiyat farkı ödemesi yapıldığı, davacının dava açmasında hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen sözleşme tarihinde 8,24 TL olan motorin fiyatının 23/06/2022 tarihi itibariyle 30,01 TL olduğunu, öngörülemeyen motorin ve diğer maliyetlerdeki artışlar sebebi ile sözleşme şartlarının müvekkili şirket aleyhine ve dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde bozulduğunu, bu nedenle yeni oluşan ekonomik şartlara uyarlanmasının, olmadığı takdirde feshinin gerektiğini, nitekim 4735 sayılı KİK’e eklenen geçici 5.ve 6.maddeler ile 5203 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, sözleşmede fiyat farkı verileceği kararlaştırılmış olup olmadığına bakılmaksızın 01/07/2021-31/12/2021 tarihleri arasında gerçekleşen kısımlar için fiyat farkı verileceğinin düzenlendiğini, 4735 sayılı Kanun’a eklenen geçici 6.maddenin de 2022 yılının ilk günlerinden itibaren ekonomik durumun daha da ağırlaşması nedeniyle çıkarıldığını, kaldı ki davalı tarafça da fiyat farkı ödenmesi kararlaştırıldığı halde mahkemece müvekkilin değişen koşulları öngörmesinin gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin tutarlı olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinin uyarlanması, mümkün değilse fesih istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında 31.12.2021 tarihli “Personel Servis Hizmeti Alımı Sözleşmesi” imzalandığı ancak davacı tarafından maliyetlerdeki öngörülemez artış nedeniyle sözleşmenin günün ekonomik şartlarına uyarlanması, bu mümkün görülmez ise sözleşmenin feshi istemiyle işbu davanın açıldığı, davalı vekilinin 4735 sayılı KİK’e eklenen geçici 5.ve 6.maddeler ile 5546 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda 01/01/2022-31/03/2022 dönemi için 952.789,17 TL ek fiyat farkını ödediklerini, 01/01/2022-30/06/2022 dönemi için de 1.184.705,29 TL artırımlı fiyat farkı hesaplandığını, bu miktarın da davacıya ödeneceğini belirterek davanın reddini savunduğu, mahkemece sözleşme hükümlerine göre ek fiyat farkı talebinin yerinde olmadığı, davacının tacir sıratıyla basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu, bunun yanında davalı tarafından kanuni düzenlemelere uyularak ek fiyat farkı ödemesi yapıldığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin emsal bir uyuşmazlık hakkında verilen 21/11/2024 tarih, 2023/4048 Esas, 2024/4238 karar sayılı kararında, davacı tacir olup fiyatlarda yükselmeler olabileceğini öngörerek sözleşme imzalamasının gerektiği, bunun doğrudan ifaya engel olan mücbir sebep teşkil etmesinin düşünülemeyeceği ancak fiyat artışları öngörülemez sınırlarda gerçekleşmiş ve edim dengesi aşırı ölçüde bozulmuş ise TBK’nın 138. maddesi kapsamında aşırı ifa güçlüğünün söz konusu olabileceği, bunun için de mahkemeden uyarlama talebinde bulunulabileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa eklenen “Ek fiyat farkı ve/veya sözleşmelerin devri” başlıklı Geçici Madde 5 – (Ek:19/1/2022-7351/11 md.) “Ülkemizde ve dünyada hammadde temininde ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ile girdi fiyatlarındaki beklenmeyen artışlar nedeniyle 1/12/2021 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce fesih veya tasfiye edilmeksizin kabulü/geçici kabulü yapılan mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Türk lirası üzerinden yapılan sözleşmelerde, 1/7/2021 ile 31/12/2021 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) gerçekleştirilen kısımlar için, ihale dokümanında fiyat farkı verilmesine ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, 1/7/2021 ile 30/11/2021 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) ihalesi yapılan işlerde ihale tarihinin (son teklif verme tarihi) içinde bulunduğu aya ait endeks, 1/7/2021 tarihinden önce ihale edilen işlerde ise 2021 yılı Haziran ayına ait endeks temel endeks olarak kabul edilerek ve sözleşme fiyatları kullanılarak yüklenicinin başvurusu üzerine sözleşmesine göre hesaplanan fiyat farkına ilave olarak ek fiyat farkı verilebilir….
4734 sayılı Kanundan istisna edilen mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinden Türk lirası üzerinden yapılan sözleşmeler için idareler tarafından bu maddeye uygun olarak ilgili mevzuatında düzenleme yapılabilir.
Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ve üst birliklerinin taraf olduğu veya bu kuruluş veya birliklerin kaynaklarıyla karşılanan mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin Türk lirası üzerinden yapılan sözleşmelerde, bu maddeye göre fiyat farkı ödenebilmesine yönelik ilgili kuruluş veya üst birliğin mevzuatında düzenleme yapılabilir.” hükmü, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na eklenen “Ek fiyat farkı veya sözleşmelerin feshi” başlıklı geçici 6. maddesinde de (Ek: 8/4/2022-7394/19 md.); “1/4/2022 tarihinden önce 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihale edilen mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Türk lirası üzerinden yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden (kabulü/geçici kabulü onaylanmamış olan) sözleşmelerde;
a) 1/1/2022 tarihinden sonra (bu tarih dâhil) gerçekleştirilen kısımlar için; ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunanlarda, sözleşmesine göre hesaplanan fiyat farkı tutarı oransal olarak artırılabilir, ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunmayanlar ile hüküm bulunmakla birlikte sadece girdilerin bir kısmı için fiyat farkı hesaplananlarda hesaplanmayan kısımlar için de fiyat farkı verilebilir.
b) 1/1/2022 ile 31/3/2022 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) gerçekleştirilen kısımlar için, ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, 1/7/2021 ile 31/3/2022 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) ihalesi yapılan işlerde ihale tarihinin (son teklif verme tarihi) içinde bulunduğu aya ait endeks, 1/7/2021 tarihinden önce ihale edilen işlerde ise 2021 yılı Haziran ayına ait endeks temel endeks olarak kabul edilerek ve sözleşme fiyatları kullanılarak yüklenicinin başvurusu üzerine sözleşmesine göre hesaplanan fiyat farkına ilave olarak ek fiyat farkı verilebilir.
1/4/2022 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihale edilen (3 üncü maddesindeki istisnalar dâhil) yapım işlerine ilişkin Türk lirası üzerinden imzalanan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden (geçici kabulü onaylanmamış olan) sözleşmelerde, 1/1/2022 ile 31/3/2022 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) iş programına göre gerçekleştirilemeyen iş miktarı için süre uzatımı verilebilir.
1/1/2022 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihale edilen mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Türk lirası üzerinden yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden sözleşmelerden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla gerçekleşme oranı ilk sözleşme bedelinin yüzde 15’ine kadar olanlar (bu oran dâhil) yüklenicinin başvurusu üzerine feshedilip tasfiye edilir. Geçici 5 inci maddeye göre devredilen sözleşmeler için bu fıkra kapsamında fesih başvurusunda bulunulamaz. Feshedilen sözleşmelerde birinci fıkranın (a) ve (b) bendindeki hükümler uygulanmaz. Sözleşmenin feshi halinde yüklenici hakkında fesihten kaynaklanan kısıtlama ve yaptırımlar uygulanmaz ve yüklenicinin teminatı iade edilir. Bu durumda, fesih tarihine kadar gerçekleştirilen imalatlar dışında idareden herhangi bir mali hak talebinde bulunulamaz ve 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (j) fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca tahsil edilen bedel iade edilmez. Yüklenici tarafından can ve mal güvenliği ile yapı güvenliğine yönelik idarece uygun görülecek tedbirlerin alınması şarttır. Bu kapsamda düzenlenecek fesihnamelerden damga vergisi alınmaz. Bu fıkra kapsamında feshedilen sözleşmelere konu edilen mal ve hizmet alımları ile yapım işleri, Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yeniden ihale edilebilir.¸” hükmü düzenlenmiştir.
24/02/2022 tarihli RG’de yayımlanan 5203 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun Geçici 5 inci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esaslar yürürlüğe konulmuş ve anılan hüküm uyarınca ek fiyat farkı hesaplanması ve sözleşmelerin devri ile ilgili ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.
Görüldüğü üzere 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa tabi somut olay yönünden de her ne kadar davacı tacir olduğundan, fiyatlarda yükselmeler olabileceğini öngörerek sözleşme imzalaması gerektiği söylenebilir ise de, yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde belirtilen tarihler için fiyat farkı istenebileceği kanun koyucunun dahi kabulünde olup, dava konusu olayda 31/12/2021 tarihli sözleşmenin imzalanmasından sonra fiyat artışları öngörülemez sınırlarda gerçekleşmiş ve edim dengesi aşırı ölçüde bozulmuş ise TBK 138. madde kapsamında aşırı ifa güçlüğü söz konusu olabileceğinden, mahkemeden uyarlama talebinde bulunulması yerindedir.
Aşırı ifa güçlüğü TBK’nın 138.maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlunun, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğu, sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanabileceği (Bkz. Yargıtay 6.HD.’sinin 01.06.2023 tarih 2023/4039E.2024/2375K. sayılı kararı) anlaşılmaktadır.
Şu halde, mahkemece yapılması gereken, fiyat artışlarının öngörülemez sınırlarda gerçekleşip gerçekleşmediği, edim dengesinin aşırı ölçüde bozulup bozulmadığı, TBK 138. madde kapsamında aşırı ifa güçlüğünün söz konusu olup olmadığı, idarece bir fiyat farkı belirlenmiş olsa bile verilen fiyat farkının maliyetleri karşılayıp karşılamadığı ve bu fiyat farkının verilme tarihine göre davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, aralarında sektörden bir bilirkişinin bulunduğu heyet aracılığıyla incelenerek, düzenlenen sözleşmenin uyarlanmasının mümkün olup olmadığının tespit edilmesi, TBK 138. madde uyarınca borçlunun da borcunu henüz ifa edip etmediği veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olup olmadığı da incelenerek, uyarlamanın mümkün olmadığı anlaşılırsa bu kez de sözleşmenin feshinin gerekip gerekmediği yönünde tüm deliller toplanıp bilirkişi raporu da alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 26/10/2022 gün ve 2022/450 E. – 2022/710 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025

Başkan

Üye