Geçici Kabul, Hakediş ve Kamu Zararı İddialarının Ceza Hukuku Açısından Değerlendirilmesi

0
480
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

Geçici Kabul, Hakediş ve Kamu Zararı İddialarının Ceza Hukuku Açısından Değerlendirilmesi

Giriş

Kamu idareleri tarafından gerçekleştirilen yapım işlerinde hakediş düzenlenmesi, geçici kabul ve kesin kabul aşamaları, hem idari hem de cezai sorumluluk açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle işin eksik yapılmasına rağmen fazla hakediş düzenlendiği iddiaları, sıklıkla kamu zararı ve görevi kötüye kullanma suçları kapsamında yargılamaya konu olmaktadır.

Bu makalede, asfalt yapım işi ihalesi kapsamında düzenlenen geçici kabul ve hakediş işlemlerine ilişkin açılan kamu davasında verilen beraat kararının hukuki gerekçeleri ele alınmaktadır.


Olayın Özeti: Geçici Kabul ve Hakediş Süreci

Haraççı İlk Kademe Belediye Başkanlığı tarafından 05.05.2008 tarihinde gerçekleştirilen asfalt yapım işi ihalesi sonrasında:

  • İşin bitimini takiben geçici kabul komisyonu oluşturulmuştur.

  • Komisyon üyeleri tarafından düzenlenen kabul tutanağı esas alınarak,

  • Fen İşleri Müdürü olarak görev yapan sanık tarafından  hakediş hazırlanmıştır.

  • Bu hakediş, Belediye Başkanı tarafından onaylanmıştır.

Daha sonra belediyenin, 5747 sayılı Kanun uyarınca alınan bilirkişi raporu ile işin bir kısmının yapılmadığı tespit edilmiştir.


Bilirkişi Raporu ve Fazla Hakediş İddiası

Bilirkişi raporuna göre:

  • Yapılan iş karşılığında düzenlenmesi gereken hakediş tutarının …. olduğu,

  • Buna rağmen, yüklenici lehine tutarında fazla hakediş hesaplandığı,

  • Nakliye, imalat ve yapım işlerinin fiilen gerçekleştirilmediği halde bu tutarın hakedişe dahil edildiği,

  • Geçici kabulün de bu hatalı hesaplamaya göre yapıldığı,

ileri sürülerek kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.


Ceza Yargılamasında Belirleyici Unsur: Kesin Kabul ve Ödeme

Mahkeme değerlendirmesinde, ceza sorumluluğunun doğabilmesi için sadece fazla hakediş düzenlenmiş olmasının yeterli olmadığı vurgulanmıştır. Özellikle şu hususların altı çizilmiştir:

  • Kesin kabul işlemlerinin yapılmamış olması,

  • Hakediş bedellerine ilişkin nihai ödemenin gerçekleştirilmemesi,

  • Kamu zararının fiilen gerçekleşmemiş olması.

Bu çerçevede, geçici kabul ve ara nitelikteki hakedişlerin, tek başına suçun maddi unsurunu oluşturmayacağı kabul edilmiştir.


Mahkeme Kararı ve Hukuki Dayanak

Mahkeme, kesin kabul ve ödeme aşamasına geçilmediği gerekçesiyle:

  • Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,

  • Bu nedenle sanıklar hakkında ceza sorumluluğu doğmadığına,

hükmetmiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı vermiştir.

Bu karar, kamu zararının ceza hukuku bakımından somut ve gerçekleşmiş olması gerektiği yönündeki yerleşik içtihatlarla uyumludur.


Sonuç

Kamu ihalelerinde:

  • Geçici kabul tutanakları,

  • Ara hakedişler,

  • Bilirkişi tespitleri,

tek başına ceza sorumluluğu için yeterli değildir. Kesin kabul, nihai ödeme ve fiili kamu zararının doğması, ceza hukuku açısından vazgeçilmez unsurlar olarak kabul edilmektedir. Bu yönüyle verilen beraat kararı, hukuki güvenlik ilkesine uygun bir değerlendirme niteliği taşımaktadır.