Sayıştay Kararı: Hakedişin Geç Ödenmesi Nedeniyle Oluşan İcra Giderleri ve Vekâlet Ücreti Kamu Zararıdır
Giriş
Kamu idarelerinin yüklenicilere ait hakediş ödemelerini süresinde yapması, yalnızca sözleşmesel bir yükümlülük değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının da bir gereğidir. Hakedişlerin gecikmesi nedeniyle yüklenicilerin icra takibi başlatması sonucu idarenin faiz, icra gideri ve vekâlet ücreti ödemek zorunda kalması ise Sayıştay tarafından kamu zararı olarak değerlendirilmektedir.
Sayıştay 3. Dairesinin 12.01.2023 tarihli ve 429 sayılı ilamı, bu konuda kamu idareleri açısından önemli tespitler içermektedir.
Olayın Konusu
Belediye tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19’uncu maddesi kapsamında açık ihale usulüyle gerçekleştirilen bir alım işinde, yüklenicinin hakedişi süresinde ödenmemiştir.
Hakediş alacağını tahsil edemeyen yüklenici firma, belediye aleyhine ilamsız icra takibi başlatmıştır.
İcra takibi sonucunda belediye;
- Asıl alacağı,
- Gecikme nedeniyle oluşan faizleri,
- İcra masraflarını,
- Avukatlık vekâlet ücretini
ödemek zorunda kalmıştır.
Uyuşmazlık, asıl alacak dışındaki bu ek mali yüklerin kamu zararı oluşturup oluşturmadığı ve sorumlularına rücu edilmemesinin hukuki sonuçları üzerinde toplanmıştır.
Sayıştayın Değerlendirmesi
Sayıştay, öncelikle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesine dikkat çekmiştir.
Kanuna göre kamu zararı;
Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalleri sonucu kamu kaynağında eksilmeye neden olunmasıdır.
Ayrıca Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde, kamu idaresinin yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi nedeniyle oluşan;
- faiz,
- tazminat,
- gecikme zammı,
- para cezası,
- benzeri ek mali külfetlerin
kamu zararının belirlenmesinde esas alınacağı açıkça düzenlenmiştir.
Bu kapsamda Sayıştay, yükleniciye ödenen asıl hakediş tutarının kamu zararı olmadığını, ancak gecikme nedeniyle ödenen;
- gecikme faizi,
- icra giderleri,
- vekâlet ücreti
gibi ek mali yüklerin mevzuata göre ödenmesi gerekmeyen giderler niteliğinde olduğunu ve kamu zararını oluşturduğunu belirtmiştir.
Rücu Yükümlülüğü
Kararda dikkat çeken en önemli hususlardan biri de rücu mekanizmasının işletilmemesi olmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Tespiti Hakkında Yönetmelik uyarınca;
görevini ihmal ederek kamu zararına neden olan personel hakkında gerekli işlemlerin başlatılması ve oluşan zararın sorumlularından tahsil edilmesi gerekmektedir.
Sayıştay, gecikmeli ödeme nedeniyle oluşan ek mali külfetler için sorumlular hakkında herhangi bir rücu işlemi yapılmamasını da ayrı bir hukuka aykırılık olarak değerlendirmiştir.
Kimler Sorumlu Tutuldu?
Sayıştay kararında kamu zararından;
- Üst Yönetici (Belediye Başkanı),
- Harcama Yetkilisi,
- Gerçekleştirme Görevlisi
müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
Kurul, özellikle Belediye Başkanının;
- icra takibinden haberdar olmasına,
- gecikme faizi ve icra giderlerinin ödenmesi talimatını vermesine rağmen,
- bu ek mali külfetlerin sorumlularına rücu edilmesini sağlamamasını
kamu zararına katkı sağlayan bir ihmal olarak değerlendirmiştir.
Kararın Önemi
Bu karar, kamu idareleri açısından önemli iki temel ilkeyi ortaya koymaktadır.
Birincisi, hakediş ödemelerinin süresinde yapılmaması sonucu oluşan faiz, icra gideri ve vekâlet ücretleri kamu zararı niteliğindedir.
İkincisi ise, oluşan kamu zararının sorumlularına rücu edilmemesi de ayrıca sorumluluk doğurmaktadır.
Dolayısıyla kamu idareleri yalnızca hakedişleri zamanında ödemekle değil, meydana gelen zararların sorumlularından tahsil edilmesini sağlamakla da yükümlüdür.
Sonuç
Sayıştay 3. Dairesinin 12.01.2023 tarihli ve 429 sayılı ilamı, hakediş ödemelerindeki gecikmelerin idareye doğurduğu ek mali külfetlerin kamu zararı oluşturduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Karar uyarınca;
- Asıl hakediş ödemesi kamu zararı değildir.
- Gecikme nedeniyle ödenen faiz, icra gideri ve vekâlet ücreti kamu zararıdır.
- Bu zararların sorumlularına rücu edilmesi zorunludur.
- Rücu mekanizmasını işletmeyen üst yönetici, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi de kamu zararından sorumlu tutulabilir.
Bu yönüyle karar, kamu idarelerinde mali disiplinin sağlanması ve kamu kaynaklarının korunması bakımından emsal niteliğinde önemli bir Sayıştay içtihadıdır.


