4857 sayılı İş Kanunu’nun “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30’uncu maddesinde “İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.” hükmü, engelli istihdamı ve iş hukuku açısından önemli bir düzenlemedir.
İşverenler bu hükümlere uygun olarak, işyerlerinde belirli oranlarda engelli personel çalıştırmakla yükümlüdür. Engelli işçi çalıştırma zorunluluğu olan işyerlerinde bu yükümlülüğün ihmal edilmesi, işverenler açısından idari para cezalarına yol açabilir. Engelli personel çalıştırma zorunluluğu olan işyerlerinde bu yükümlülüğün yerine getirilmesi, aynı zamanda sosyal sorumluluk açısından da önemli bir meseledir. Engelli çalışanların işyerlerinde uygun pozisyonlarda değerlendirilmesi, iş hukuku ve iş sağlığı güvenliği açısından kritik bir unsur olup, işverenler açısından yasal bir sorumluluktur.
Aynı Kanun’un “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık” başlıklı 101’inci maddesinde “Bu Kanunun 30 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için binyediyüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz.” hükmü yer almaktadır.
İşverenlerin engelli işçi çalıştırma zorunluluğuna uymadığı durumlarda, ciddi yaptırımlar devreye girmektedir. Engelli istihdamı sağlamayan işverenler, çalıştırmadıkları her ay için cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalacaktır. Bu cezalar, iş hukuku çerçevesinde işverenlerin sosyal güvenlik ve çalışma koşullarına uyumunu sağlamayı hedeflemektedir.
Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında teklif fiyata dahil olacak giderler” başlıklı 78’inci maddesinde “78.22. Brüt asgari ücret veya üzerinde ücret ödenmesi öngörülen personelin varsa nakdi yol ve yemek bedeli dahil aylık (78.12 nci maddeye göre gün üzerinden teklif alınan hallerde günlük) ücreti, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde (ulusal bayram, resmi ve dini bayram günleri ile 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü ve yılbaşı günü) yapılacak çalışmalara ilişkin ücretler ile engelli işçi ücreti gibi ayrı ayrı hesaplanması gereken her bir işçilik maliyeti için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılması, malzeme giderlerinin de ayrı iş kalemleri şeklinde düzenlenmesi zorunludur. Ayrıca, ayni teklif verileceği belirtilen yemek ve yol giderlerinin de ayrı iş kalemleri şeklinde düzenlenmesi esastır. Ancak, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre işçi sayısı üzerinden teklif alınması idarece uygun görülmeyen iş kaleminin/kalemlerinin bulunduğu personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalesinin birim fiyat teklif cetvelinde, bu iş kalemi/kalemleri kapsamındaki işlerde çalıştırılmak üzere ihale dokümanında asgari sayısı belirtilen personele ilişkin maliyetlere işçilik kaleminde değil, ait olduğu iş kalemi içerisinde yer verilecek ve istekliler de tekliflerini buna göre sunacaklardır.” açıklaması yer almaktadır.
Bu hükme göre, engelli işçi ücretlerinin işçilik maliyetlerinden ayrı bir kalemde gösterilmesi, kamu ihalelerinde işverenler için yasal bir zorunluluktur. İhale süreçlerinde engelli çalışanların ücretlerinin doğru bir şekilde belirtilmesi, hem işverenlerin hem de kamu kuruluşlarının bu konuda yasal sorumluluklarını yerine getirmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Aynı Tebliğ’in 78.28’inci maddesinde “İsteklilerin aynı il sınırları içerisinde birden fazla iş yerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, ihale dokümanında aynı il bazında elli veya daha fazla işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen asgari orana uyulmak kaydıyla idarece tespit edilen engelli işçi sayısı ile bu işçilerin tabi olacağı ücret grubu idari şartnamenin ilgili maddesinde belirtilecek ve bu işçiler için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılacaktır. İdareler tarafından İş Kanunu’nda belirtilen asgari oranının üzerinde engelli işçi çalıştırılması öngören düzenleme yapılması da mümkündür. İstekliler tarafından ihale dokümanında öngörülen engelli işçi sayısı ve bu işçiler için Hazinece karşılanacak prim teşvik tutarları dikkate alınarak teklif bedelleri oluşturulacaktır. İlgili mevzuatında engelli işçi çalıştırılmasını kısıtlayan hükümler saklıdır.” açıklaması bulunmaktadır.
Yukarıda bahsedilen Kamu İhale Genel Tebliği hükümleri doğrultusunda, ihale dokümanlarında engelli işçi sayısının ve engelli çalışanların ücretlerinin ayrı kalemler halinde gösterilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, ihale süreçlerinde eksik düzenlemeler işverenler açısından çeşitli hukuki sorunlara yol açabilir.
Başvuruya konu ihaleye ait ihale dokümanı incelendiğinde, ihale konusu işin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin muhtelif hizmetlerinde kullanılmak üzere 565 sürücü personel ile toplam 1857 adet aracın kiralanması işi olduğu, ihale konusu işin personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımı niteliğinde olduğu ve ihale dokümanında engelli işçi çalıştırılmasına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır.
İhale kapsamında engelli işçi çalıştırılması zorunluluğu bazı hallerde işin niteliği gereği aranmasa da, özellikle diğer iş kollarında engelli işçi çalıştırma yükümlülüğü yasal bir zorunluluk olarak devam etmektedir. Bu nedenle, ihaleye katılacak firmalar bu yükümlülüklerini göz önünde bulundurmalıdır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve yapılan tespitler, iddia konusu husus birlikte değerlendirildiğinde, 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30’uncu maddesi uyarınca elli veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde %3 engelli işçi çalıştırılmasının zorunlu olduğu, belirtilen oran dâhilinde engelli işçi istihdam eden işverenlerin bu personel için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan ve işveren tarafından karşılanacak olan prim tutarının Hazinece karşılanacağının hükme bağlandığı, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.28’inci maddesinde yapılan düzenleme ile de engelli işçi çalıştırılması ile ilgili olarak ihale dokümanında düzenleme yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak, işverenler engelli çalışan istihdamına yönelik yasal yükümlülüklerini ihmal etmemeli ve özellikle kamu ihalelerine katılırken engelli işçi çalıştırma yükümlülüğüne uygun hareket etmelidirler. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari yaptırımlar ve cezalarla sonuçlanabilir.
Konu ile ilgili diğer yazılarımıza İHALE İPTALİ linkinden ulaşabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki linklere göz atabilirsiniz.
https://salimdemirel.com.tr/2019/05/30/ihale-iptalinde-hangi-asamada-kim-yetkilidir/
