BEKLENMEYEN FİYAT ARTIŞLARININ KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ KONULU KAMİAD RAPORU YAYIMLANDI!

0
536
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

BEKLENMEYEN FİYAT ARTIŞLARININ KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ KONULU KAMİAD RAPORU YAYIMLANDI!

Beklenmeyen Fiyat Artışlarının Kamu İhale Sözleşmelerine Etkisi Konulu KAMİAD Raporu Yayınlamdı!

Raporda fiyat artışları değerlendirildikten sonra talepler aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.

“Bizler Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği ( KAMİAD ) olarak,       tüm bu süreçlerin daha büyük felaketlere dönüşmemesi adına daha kapsayıcı bir “Ek Fiyat Farkı ve Tasfiye Hakkı” içeren yasa değişikliğinin ivedilikle yayınlanmasını talep etmekteyiz.

T.B.M.M’de kabul edilen “Ek Fiyat Farkı” yasa değişikliklerinin kamu müteahhitlerinin dertlerine derman olmadığını ve bu konuda ivedilikle yeni ve reel piyasa farklarının ödeneceği bir çalışmanın zaruret olduğunu belirtmek istiyoruz. 2020 yılından başlayarak günümüze kadar gelinen süreçte yaşanan fiyat artışları %500’leri geçmişken, bugüne kadar kamu yüklenicilerine verilen fiyat farkları; fiyat artışlarının çok altında olması nedeniyle yetersiz kalmış olup, bu sektöre hizmet eden yüklenicileri fazlasıyla mağdur etmektedir.

4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na eklenen GEÇİCİ 6. MADDE’nin 13 Mayıs 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan uygulama esaslarına göre “Artırımlı Fiyat Farkı” hesaplamalarında kullanılan B ve D katsayıları eşitlenerek 2,00 olarak hesaplanmalıdır.

Geçici 6. Madde ile yüklenicilere tanınmış ve % 15 ile sınırlandırılmış olan tasfiye hakkının, yeni bir düzenleme ile “koşulsuz ve şartsız tasfiye” şekline getirilmesi; işlerinde aşırı ifa güçlüğü çeken kamu müteaahhitleri için hayati önem arz etmektedir. Bu çözüm yolları ile hem kamu müteahhitleri ifa güçlüğü çekmeyecek hem de kamu yatırımları işlerin süresi dolmadan tamamlanabilecektir.

Aynı zamanda ; son bir yılda yaşanan bu olağan dışı gelişmelerden dolayı ‘‘aşırı ifa güçlüğü’’ kapsamında değerlendirilebilecek sözleşmeleri bulunan, bundan dolayı kanunun ilgili maddeleri gereği teminatı gelir irat edilerek yasaklanan ve yine kanunun ilgili maddeleri gereğince hakkında rücu davaları açılan yüklenici firmaların, tabi tutulduğu bu uygulamaların

tamamından affını ve haklarının geri iadesini talep etmekteyiz. Zira ; hiçbir etki ve katkılarının bulunmadığı olumsuz piyasa koşullarından kaynaklanan bu durumun, her anlamda mağdur olmuş yüklenicilere fatura edilmesi, hiçbir hakkaniyet ölçüsüne sığmamaktadır.

Bu anlamda konu ile alakalı olarak atılacak her olumlu adımın destekçisi olacağımızı açıkça beyan ve taahhüt ederiz.

İş işten geçmeden, yıllardır ülkeye hizmet etmiş firmaların batma noktasına gelmeden; olası intihar, cinayet, karşılıksız çek vb. senet vakaları ayyuka çıkmadan, sesimizin duyularak bu konuda bir çalışma yapılması, kamunun ve kamuoyunun yararına olacaktır. Bugüne kadar 2 ayrı yasa değişikliği ile bizlere destek veren devletimizin yine yanımızda olacağına inancımız tamdır. Zor dönemden geçtiğimiz bu günlerde kamu yüklenicisi, başladığı işi yarıda bırakmak istememektedir. Ancak yılların birikimini kaybetmeyi de göze alamamaktadır. 3 milyona yakın vatandaşımızın evine aş götürdüğü bu sektör kesinlikle durmamalıdır!

Netice itibari ile yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız sıkıntıların çözümü hususunda gereğini bilgilerinize arz eder, saygılarımı sunarım.”