Kesin teminat süresinin çok uzun belirlenmesi ihale iptaline neden olur mu?
İdari Şartname’nin 48.2’nci maddesinde “Kesin Teminat Mektubunun süresi 3 yıl süreyle geçerli olacak şekilde düzenlenmiş olarak İdareye teslim edilecektir.” düzenlemesinin yer aldığı, yapım işlerinde bile işin bitim tarihinden itibaren kesin kabule kadar 1 yıl süreyle geçerli olabilecek teminat isteniyorken bu hizmet işi için 3 yıl süreyle kesin teminat istenmesinin hizmet alımı ihalelerine uygun bir uygulama olmadığı, bankalardan kesin teminat mektubu isteminde bulunulduğunda işin ihale kayıt numarasını ve tüm bilgilerin paylaşıldığı, 1 yıllık süreyle yapılacak işe, bankanın 3 yıl süreyle kesin teminat vermesinin de mümkün olmadığı, bu yüzden bu sürenin makul bir süre olmadığı iddialarına yer verilmiştir.
KİK kararında;
Yukarıda yer alan mevzuat hüküm ve açıklamalarından, kesin teminat mektuplarının süresinin ihale konusu işin bitiş tarihi dikkate alınmak suretiyle idare tarafından belirleneceği, hizmet işlerinde taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun şekilde yerine getirildiğinin anlaşılması ve yüklenicinin bu iş dolayısıyla idareye herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesinden sonra Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksizlik belgesinin getirilmesi halinde yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmüş ise kesin teminatın ve varsa ek kesin teminatın yarısı, garanti süresinin sonunda tamamı; garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamının yükleniciye iade edileceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer alan doküman düzenlemelerinden ihale konusu işin süresinin 12 ay olduğu, ihale dokümanında kesin teminat mektubu süresinin ise 3 yıl süreyle geçerli olacak şekilde düzenlenmiş olmasının istenildiği, ihale konusu işin niteliği dikkate alındığında ihale konusu işin sözleşme ve ihale dokümanına uygun olarak yerine getirilmesini temin amacı dışında, kesin teminatın süresinin işin bitiş tarihinden oldukça uzun bir süre olarak belirlenmesinin, işin süresi ile orantılı olmadığı gibi bu hususun isteklilere külfet oluşturacağı, idarenin şikâyet başvurusu üzerine verdiği cevapta da, düzenlemenin bu şekilde oluşturulmasının haklı bir gerekçesinin ortaya konulmadığı, bu nedenlerle söz konusu düzenlemenin 4734 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yer alan ihtiyaçların uygun şartlarla karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine uygun olmadığı anlaşılmış başvuru sahibinin iddiasının yerinde olduğu anlaşılmıştır.

