Sözleşmelerde Geçici İmkânsızlık ve Akde Tahammül Süresi Kavramı
Giriş
Sözleşme hukukunun temel taşlarından biri ahde vefa (söze sadakat) ilkesidir. Bu ilke gereği taraflar, serbest iradeleriyle kurdukları sözleşmelerle kural olarak bağlıdır. Ancak bazı durumlarda sözleşmenin ifası, taraflardan kaynaklanmayan nedenlerle imkânsız hâle gelebilir. Özellikle geçici imkânsızlık hâllerinde, tarafların sözleşmeyle ne kadar süre bağlı kalacağı sorunu uygulamada ve öğretide önemli tartışmalara yol açmaktadır.
Bu makalede, geçici imkânsızlık kavramı, akde tahammül süresi, sözleşmenin haklı nedenle feshi ve teminat mektubunun iadesi hususları somut olay ve yerleşik yargı içtihatları çerçevesinde ele alınmaktadır.
Geçici İmkânsızlık Nedir?
Geçici imkânsızlık, sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olan ancak ilerleyen süreçte ortadan kalkma ihtimali bulunan ifa engellerini ifade eder. Bu tür imkânsızlık hâllerinde, ifanın tamamen olanaksız olduğu kabul edilmez; yalnızca belirli bir süre için ifanın yapılamadığı varsayılır.
Bu noktada temel sorun, tarafların bu belirsizlik karşısında ne kadar süre sözleşmeyle bağlı tutulabileceği meselesidir.
Akde Tahammül Süresi Kavramı
Uygulamada ve doktrinde, geçici imkânsızlık hâlinde tarafların sözleşmeye katlanmak zorunda oldukları süre “akde tahammül süresi” olarak adlandırılmaktadır.
Her somut olayda bu sürenin aşılıp aşılmadığı;
-
Sözleşmenin niteliği
-
Tarafların ekonomik durumları
-
İfanın gecikme süresi
-
İmkânsızlığın giderilme ihtimali
gibi unsurlar dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Tahammül süresinin aşılması hâlinde, tarafları sözleşmeyle bağlı tutmak ekonomik özgürlüğü kısıtlayıcı ve sözleşme serbestisine aykırı sonuçlar doğurabilir.
Somut Olayın Hukuki Değerlendirmesi
İncelemeye konu olayda;
-
Taraflar arasında sözleşme imzalanmıştır.
-
Yüklenilen iş, baraj inşaatına ilişkindir.
-
Kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmaması nedeniyle işin belirli bölümlerinde imalat yapılamamıştır.
-
İdare (DSİ Genel Müdürlüğü), kamulaştırması tamamlanmamış alanlara müdahale edilmemesi yönünde yükleniciyi yazılı olarak uyarmıştır.
Kamulaştırma işlemlerinin uzun süre tamamlanamaması nedeniyle ortaya çıkan geçici imkânsızlık, makul kabul edilebilecek akde tahammül süresini aşmıştır. Bu nedenle sözleşmenin ifası taraf için katlanılamaz hâle gelmiştir.
Haklı Fesih ve Teminat Mektubunun İadesi
Tahammül süresinin aşılması hâlinde, sözleşmenin tek taraflı ve haklı nedenle feshi mümkündür. Somut olayda da davacının fesih hakkını kullanması hukuka uygun bulunmuştur.
Bu noktada önemli bir diğer sonuç ise teminat mektubunun iadesidir.
-
Fesihte kusur yükleniciye yüklenemeyeceğinden
-
Teminatın gelir kaydedilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından
teminat mektubunun iadesine karar verilmesi gerekmektedir.
Aksi yöndeki kararların, hukuki isabet taşımadığı ve bozulması gerektiği yargı mercilerince açıkça ifade edilmiştir.
Sonuç
Geçici imkânsızlık hâllerinde sözleşmenin otomatik olarak sona erdiğinden söz edilemez. Ancak akde tahammül süresinin aşılması, sözleşmenin sürdürülmesini taraflar açısından çekilmez kılıyorsa, haklı fesih gündeme gelir.
Bu durumda, feshe bağlı olarak teminat mektuplarının iadesi de hukukun doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Yargı kararları da bu yaklaşımı istikrarlı biçimde desteklemektedir.


