Geçici İfa İmkânsızlığında “Akde Tahammül Süresi” Nedir? Sözleşme Ne Zamana Kadar Ayakta Kalır?

0
12
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

 

Geçici İfa İmkânsızlığında “Akde Tahammül Süresi” Nedir? Sözleşme Ne Zamana Kadar Ayakta Kalır?

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.04.2010 tarihli kararı doğrultusunda değerlendierme)

Borçlar hukukunda sözleşmelerin temelini oluşturan en önemli ilkelerden biri “ahde vefa (pacta sunt servanda)”, yani sözleşmeye bağlılık ilkesidir. Taraflar, serbest iradeleriyle kurdukları sözleşmeleri yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak bazı durumlarda borcun ifası, tarafların iradesi dışında ortaya çıkan geçici engeller nedeniyle mümkün olmayabilir.

Bu durumda gündeme geçici ifa imkânsızlığı ve buna bağlı olarak akde tahammül süresi kavramı gelir.

Geçici İfa İmkânsızlığı Nedir?

Geçici ifa imkânsızlığı, borcun ifasının tamamen değil, belirli bir süre için objektif olarak mümkün olmamasıdır.

Bu engel ortadan kalktığında borcun ifası yeniden mümkün hale gelir. Bu nedenle sözleşme, kural olarak kendiliğinden sona ermez.

Ancak bu durum, tarafların sözleşmeyle ne kadar süre bağlı kalacakları sorusunu da beraberinde getirir.

Ahde Vefa İlkesi Gereği Sözleşme Devam Eder

Hukukumuzda temel kural, ahde vefa ilkesidir.

Bu ilkeye göre geçici imkânsızlık ortaya çıksa bile taraflar sözleşmeyle bağlı kalmaya devam eder. Çünkü ifa ilerleyen bir tarihte yeniden mümkün olabilir.

Dolayısıyla geçici engel tek başına sözleşmenin sona ermesine yol açmaz.

Akde Tahammül Süresi Nedir?

Geçici ifa imkânsızlığında tarafların sözleşmeye katlanmak zorunda oldukları makul süreye uygulamada “akde tahammül süresi” adı verilmektedir.

Bu süre boyunca taraflardan;

  • sözleşmeyi sürdürmeleri,
  • ifanın yeniden mümkün hale gelmesini beklemeleri,
  • sözleşmeye bağlı kalmaları

beklenir.

Ancak bu yükümlülük sınırsız değildir.

Her Olayda Ayrı Değerlendirme Yapılır

Akde tahammül süresinin ne kadar olduğu kanunda belirlenmiş sabit bir süre değildir.

Her somut olay bakımından;

  • işin niteliği,
  • sözleşmenin amacı,
  • gecikmenin süresi,
  • tarafların menfaat dengesi,
  • ekonomik koşullar,
  • ifanın gecikmesinin doğurduğu sonuçlar

birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Sürenin Aşılması Halinde Ne Olur?

Geçici imkânsızlık uzun süre devam eder ve taraflardan artık sözleşmeye bağlı kalmaları dürüstlük kuralı gereği beklenemez hale gelirse, sözleşmenin devamı ekonomik açıdan katlanılamaz sonuçlar doğurabilir.

Bu durumda;

  • tarafların ekonomik özgürlüğü zarar görebilir,
  • başka sözleşmeler yapma imkânı ortadan kalkabilir,
  • sözleşmenin amacı gerçekleşemez hale gelebilir.

Böyle durumlarda akde tahammül süresinin sona erdiği kabul edilerek sözleşmenin devam ettirilmesi beklenmeyebilir.

Sonuç

Geçici ifa imkânsızlığı, sözleşmeyi kendiliğinden sona erdiren bir durum değildir. Esas olan, ahde vefa ilkesi gereğince tarafların sözleşmeyle bağlı kalmasıdır. Ancak bu bağlılık sonsuza kadar devam etmez.

Tarafların sözleşmeye makul ölçüde katlanmaları beklenen süre “akde tahammül süresi” olarak adlandırılmakta olup, bu sürenin aşılıp aşılmadığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir.

Bu nedenle geçici ifa imkânsızlığının hukuki sonuçları belirlenirken yalnızca engelin varlığı değil, engelin süresi, tarafların menfaat dengesi ve sözleşmenin amacının gerçekleşme ihtimali birlikte dikkate alınmalıdır.