BELEDİYELERİN DİĞER KURUM VE KURULUŞLARLA  MÜNASEBETLERİNE DAİR BİR DEĞERLENDİRME

0
380
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

 

 

I-GENEL AÇIKLAMA

 

Dünya tarihinde, zamanın akışıyla örtüşen devlet yapıları hep parlak yönetim başarılarını beraberinde getirmiştir. Hemen her dönemde günümüzle kıyaslandığında son derece dar bir alanda ve kısıtlı imkanlarla yönetim faaliyeti icra edilmesine rağmen, bu; somut bir tarihsel gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Küreselleşen ve teknolojinin baş döndüren bir hızla ilerlediği günümüzde ise; başta değindiğimiz ‘örtüşme’ mevzuu, tarihin sonradan kaydedeceği bir olgunun ötesinde artık bir zaruret, bir yönetim realitesi ve idari anlayışın olmazsa olmaz bir şartı olarak kabul edilmektedir.

 

Çok sesli medyanın varlığı, halk tepkisi için sandığın beklenmesinin gerekmediği, yolsuzlukların hatta başarısızlıkların gizlenebilir olmaktan çıktığı günümüzde idarecilik global bir bakış açısıyla ancak deruhte edilecek bir iş konumuna gelmiş bulunmaktadır. Şimdilerde ‘hukuk devleti’,’istikrarlı bir yönetim’ sorunsuz idarecilik açısından yeterli kavramlar olarak zikredilmemekte;hukukun üstünlüğü ilkesinin hayata geçirilmesi,halkın yönetime etkin katılımının sağlanması beklenmektedir.

 

Birbirinden bihaber,kendi kabuğunda bir yönetim mentalitesi büyük ölçekli mali raporlara sürekli eksi(-) değer olarak yansımakta.Ülke kaynaklarından kendisine ayrılan miktarı fevkalade hassasiyetle sarfetmenin geriye dönüşü, bir idare için her zaman gelir arttırıcı-gider azaltıcı bir fonksiyonu ifade etmiyor. Nihayetinde kullanılan kamu kaynağıdır ve kamu kaynağının ülke çapında etkin ve verimli kullanılmasıyla bir sonraki dönem o idareye ayrılabilen pay artacaktır.

 

Yukarıda bahsettiğimiz idareciliğin artık daha zor bir zanaat olduğu gerçeği, kamu kurumlarının politika belirlemeden basit olsa da genelleşmiş problemleri çözmeye kadar hemen her alanda işbirliğine gitmesini zorunlu kılmaktadır. ‘Kardeş Belediye’ örneğinde olduğu gibi sembolik protokollerle varılacak nokta bugün ne seçmeni tatmin eder ne de seçilmişi mutlu eder.

 

Mevcut hal ve şartlarda, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla olsun, yönetilen kesimle olsun, sivil örgütlerle olsun en kolay iletişime geçebilecek, en azından elinin altında hazır bir mevzuat zemini ve kökleşmiş yönetim geleneği bulunan kurumlar şüphesiz belediyelerdir.Bu kapsamda, belediyelerin diğer idare  ve kuruluşlarla münasebetlerini 3 alt başlık altında incelemeye çalışacağız.Bunlar;

-Belediyelerin yeni bir kamu tüzel kişiliği oluşturmak suretiyle diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliğine gitmeleri

– Belediyelerin yeni bir kamu tüzel kişiliği oluşturmaksızın diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliğine gitmeleri

-Belediyelerin yurtdışı ilişkileri

 

 

 

II-BELEDİYELERİN YENİ BİR KAMU TÜZEL KİŞİLİĞİ OLUŞTURMAK SURETİYLE DİĞER KURUM VE KURULUŞLARLA İŞBİRLİĞİNE GİTMELERİ

 

Belediyelerin yeni bir kamu tüzel kişiliği oluşturmak suretiyle diğer mahalli idarelerle  işbirliğine gitmelerinin dayanağı 1982 Anayasasının  127’nci maddesidir. Anayasanın “Mahalli İdareler” başlıklı söz konusu maddesinde mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileri olarak tanımlanmıştır.

 

Maddenin son fıkrasında ise mahalli idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgilerinin  kanunla düzenleneceği, bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanacağı hükme bağlanmıştır.

Anayasanın verdiği bu ruhsata dayanılarak çıkartılan 5355 Sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunun 1’inci maddesinde kanunun amacının, mahallî idare birliklerinin hukukî statüsünü, kuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarını düzenlemek olduğu belirtilmiş,

“Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddede mahallî idare birliği; birden fazla mahallî idarenin, yürütmekle görevli oldukları hizmetlerden bazılarını birlikte görmek üzere kendi aralarında kurdukları kamu tüzel kişisi olarak tanımlanmıştır.

Bundan başka  5355 sayılı kanunun “Kuruluş” başlıklı 4’üncü maddesinde ; birliğin, birlik tüzüğünün kesinleşmesinden sonra Bakanlar Kurulunun izni ile kurulacağı ve tüzel kişilik kazanacağı belirtilmiş, 7’nci maddesinde birliğin organları; birlik meclisi, birlik encümeni ve birlik başkanı olarak sayılmıştır. Ayrıca kanunun 15’inci maddesinde birliğin gelirleri; 16’ncı maddesinde birliğin giderleri; devamı maddelerde de kurulması öngörülen bazı birliklere ilişkin özel açıklamalar yapılmıştır.

Bu açıklamalar doğrultusunda mahalli idare birlikleri, il özel idaresi, belediye veya köy tüzelkişiliklerinin kanunlarla kendilerine verilmiş olan görevleri  daha etkin,verimli ve ekonomik olarak yerine getirebilmek için kurdukları örgütlerdir. Mahalli idare birlikleri kendilerini kuran idarelerden ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptirler ve  ayrı gelirleri ve giderleri mevcuttur.Yukarda zikredilen amaçları gerçekleştirmek için diğer mahallî idarelerle birlik kurulmasına, kurulmuş birliklere katılmaya veya ayrılmaya karar vermek Belediye Meclisinin görevidir.

 

III-BELEDİYELERİN YENİ BİR KAMU TÜZEL KİŞİLİĞİ OLUŞTURMAKSIZIN DİĞER KURUM VE KURULUŞLARLA İŞBİRLİĞİNE GİTMELERİ

 

Belediyelerin yeni bir kamu tüzel kişiliği oluşturmaksızın diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliğine gitmelerinden beklenen fayda hizmetlerinin etkili, verimli, ekonomik, hızlı ve uyum içerisinde yürütülebilmesidir.Bu amaçla Belediye Kanunun 75’inci maddesiyle getirilen düzenlemeleri maddeler halinde açıklamaya çalışalım.

Söz konusu işbirliği çeşitlerini maddeler halinde incelemeye geçmeden önce bu maddeye göre işbirliğine gitmenin şartlarını kısaca açıklamak gerekirse;

-Belirtilen alanlarda işbirliğine gidebilmek için belediye meclisinin kararı gereklidir.

-İşbirliğine gidilecek alanlar Belediye Kanunun 14’üncü maddesinde sayılan  belediyenin   zorunlu veya ihtiyari görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda olmalıdır.

-İşbirliğine gidilecek konuda diğer kurum veya kuruluşla anlaşma yapılmış olması gerekir.

Buna göre;

 

A)Belediyeler, mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilecektir. Madde metninde bedelli veya bedelsiz üstlenilebilecek işler tadad edildiği için bunu Belediye Kanunun 14’üncü maddesinde sayılan ve belediyenin görev ve sorumluluk alanlarına giren tüm konulara teşmil etmek kanımca doğru değildir.Yani belediyenin üstlenebileceği işleri yapım, bakım, onarım ve taşıma işleri ile sınırlı tutmak gerekecektir. Belediyenin mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait söz konusu işleri üstlenmesi durumunda  iş belediyenin tabi olduğu  mevzuata göre sonuçlandırılacaktır.

Ayrıca belediyeler, mahallî idareler ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile belediyenin görev ve sorumluluk alanına giren konularda ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilirler.

 

B)Bu bent uyarınca belediyeler, mahallî idareler ile merkezi idareye ait asli görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla gerekli aynî ihtiyaçları karşılayabilir ve söz konusu idarelere geçici olarak araç ve personel temin edebilirler.

 

Bu kapsamda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunun  45’inci maddesi uyarınca, belediyelerin, ihtiyaç fazlası taşınırlarını başka kurumlara devredebileceklerine de değinmemiz gerekmektedir.

28.01.2007 tarih ve 26407 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Taşınır Mal Yönetmeliği  uyarınca, kayıtlara alınış tarihi itibarıyla beş yılını tamamlamış ve idarece kullanılmasına ihtiyaç duyulmayan taşınırlar, bu taşınıra ihtiyaç duyan idarelere bedelsiz devredilebilir ancak devralmak isteyen idare açısından bakım, onarım ve taşıma giderleri nedeniyle ekonomik olmayan ve kullanılmasında fayda görülmeyen taşınırlar devredilemeyecektir.

Kamu idarelerince yürütülen veya desteklenen projelerin gerçekleştirilmesi için edinilen araştırma ve geliştirme amaçlı taşınırlar, uluslararası organizasyonların gerçekleştirilmesi için alınan taşınırlar ile devredilmediği takdirde kullanım imkanı kalmayacak olan veya zorunlu sebeplerle devredilmesi gereken tüketim malzemelerinin devrinde ise beş yıl şartı aranmaz.

 

C)Bu bent kapsamında belediyeler, görev ve sorumluluk alanına giren konularda  aşağıda sayılan kuruluşlarla ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceklerdir.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

Kamu yararına çalışan dernekler,

Özürlü dernek ve vakıfları,

Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar,

507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanunu kapsamına giren meslek odaları

 

D)Bu bent kapsamında belediyeler, kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya süresi yirmibeş yılı geçmemek üzere tahsis edebilir. Tahsis süresi sonunda, aynı esaslara göre yeniden tahsis mümkündür. Bu taşınmazlar aynı kuruluşlara kiraya da verilebilir.

Ancak bu taşınmazların, tahsis amacı dışında kullanılması hâlinde, tahsis işlemi iptal edilir. Kanun koyucu  bununla da yetinmemiş ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarına belediyeler, bağlı kuruluşları ve belediye şirketlerince devir veya tahsis edilen taşınmazların, kamu konutu ve sosyal tesis olarak kullanılamayacağını ayrıca zikretmiştir.

 

Paralel düzenleme 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunun  47 inci maddesinde de mevcuttur.Buna göre, kamu idareleri, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebilirler. Tahsis edilen taşınmaz, amaç dışı kullanılamaz.

 

IV-BELEDİYELERİN YURTDIŞI İLİŞKİLERİ

 

Küresel gelişmeler, Ülkemizin içinde bulunduğu Avrupa Birliği üyelik süreci ve  bazı çevre sorunlarına uluslar arası  çözüm arayışları belediyelerin yurt dışı ilişkilerini arttıran başlıca sebeblerdir.Bu amaçla 5393 sayılı Belediye Kanunun 74’ncü maddesiyle belediyelerin uluslararası teşekkül ve organizasyonlara, kurucu üye veya üye olabilmesi sağlanmıştır.

Ayrıca belediyeler bu teşekkül, organizasyon ve yabancı mahallî idarelerle ortak faaliyet ve hizmet projeleri gerçekleştirebilir veya kardeş kent ilişkisi kurabilirler.

Ancak yukarda sayılan faaliyetler aşağıda sayılan esaslar doğrultusunda gerçekleştirilebilir:

-Söz konusu teşekkül ve organizasyonların belediyelerin görev alanıyla ilgili konularda faaliyet göstermesi

-İlişkilerin dış politikaya ve uluslararası anlaşmalara uygun olarak yürütülmesi ve önceden İçişleri Bakanlığının izninin alınması

-Bu faaliyetler için Belediye Meclisinin kararını alınması

Bu kapsamda belediye kanunun 18’nci maddesiyle Belediye Meclisine verilen görevlerden biri de, İçişleri Bakanlığının izniyle yurt dışındaki belediyeler ve mahallî idare birlikleriyle karşılıklı iş birliği yapılmasına; kardeş kent ilişkileri kurulmasına; ekonomik ve sosyal ilişkileri geliştirmek amacıyla kültür, sanat ve spor gibi alanlarda faaliyet ve projeler gerçekleştirilmesine; bu çerçevede arsa, bina ve benzeri tesisleri yapma, yaptırma, kiralama veya tahsis etmeye karar vermektir.