Temliknamenin iptal edilerek temlike konu tutarın vergi dairesine ve SGK’ya olan borçlarına aktarılmasının talep edilmesi hk.

0
473
Makaleyi Kendi Sosyal Medyanızda Paylaşmak İçin Tıklayın

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3490 E. , 2021/3273 K.

“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3490
Karar No:2021/3273

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sahte ve usule aykırı yapıldığı belirtilen temlik işlemlerinin iptali ile hakedişlerinin vergi dairesine ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçlarına karşılık ödenmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin kaldırılarak alacağının vergi ve SGK borçlarına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi’nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacının, davalı idare tarafından yapılan …ihale kayıt nolu “…Mahallesi Bilgi ve Kültür Evi ile Kapalı Yüzme Havuzu Yapım İşi” ihalesinin tarafı olduğu, davacının başka bir şirket ile 13/02/2019 tarihinde alacağın temliki sözleşmesi imzaladığı, davacının daha sonra 22/11/2019 tarih ve 02/03/2020 tarihli dilekçeler ile davalı idareye başvuruda bulunarak, 13/02/2019 tarihinde firmalarının vergi dairesine ve SGK’ya borcu olduğu ve İhale Şartnamesi’nin 11.5 maddesi uyarınca temlik sözleşmesinin noter onaylı olması ve idarenin yazılı izninin alınması gerektiğinden bahisle söz konusu temliknamenin iptal edilerek söz konusu tutarın vergi dairesine ve SGK’ya olan borçlarına aktarılmasının talep edildiği, yapılan başvurunun 09/06/2020 tarih ve E….sayılı işlem ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, dava konusu işlemin bir kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, idare hukukunun kendisine tanıdığı kamu gücü kullanılarak tesis edilmediği, bu sebeple Türk Borçlar Kanunu’nun 183. ve 185. maddelerine istinaden hukuk mahkemeleri nezdinde dava açılabileceği, uyuşmazlığın adli yargının görev alanında kaldığı sonucuna ulaşılmıştır