KONUYA İLİŞKİN KİK KARARINDA;
İdarelerin Kanuna göre yapılacak ihalelerde, saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu oldukları anlaşılmaktadır. Ayrıca, Kanun’un 39 ve 40’ıncı maddeleri uyarınca idareye, aktarılan temel ilkelere uygun olmayan durumların tespiti gibi durumlarda verilmiş tüm teklifleri reddederek ihaleyi iptal etme açısından takdir yetkisi tanınmaktadır. Ancak bu takdir yetkisi mutlak ve sınırsız bir yetki niteliğinde olmadığından, takdir yetkisinin anayasal ilkeler çerçevesinde, eşitlik ilkesine uygun şekilde, kamu yararı gözetilerek kullanılması, tesis edilen işlemin gerekçesinin açıkça ortaya konulması ve somut olaya ilişkin öğelerin hesaba katılarak mevzuata uygun şekilde hareket edilmesi gerekmektedir.
İhale konusu işin 65 yaş üstü, engelli, evde sağlık hizmeti alan, günlük rutin işlerini fiziksel yetersizlikleri ve sağlık problemleri yaşamaları sebebiyle gerçekleştiremeyen, bakacak kimsesi olmayan bireylerin Sosyal Yardımlar Değerlendirme Üst Kurulu veya Sosyal Yardımlar Değerlendirme Kurulu tarafından uygun görülen vatandaşların ev temizliklerini ve öz bakımlarının yapılmasına ilişkin olduğu, incelemeye konu kararda, etkisi ve süreci öngörülemeyen salgın sürecinde, verilen hizmetin niteliği ve hizmet alımının muhatabı yaşlı ve düşkün kişilerin izalasyonunun kritik öneme haiz olduğu ve bunun sonucunda da ihtiyacın değiştiği, bu çerçevede anılan hizmetin kesintiye uğratılmadan idare uhdesinde gerçekleştirilmesinin kamu yararına daha uygun olacağı değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür.
Bu çerçevede söz konusu gerekçelerin öngörülebilir olmayan salgın süreci ile ilgili olduğu, mezkûr kararda hizmet alımının niteliği ve muhatapları açısından yeni şartlara göre değerlendirme yapılması gerekliliğinin ortaya konulduğu, yine aynı kararda kamu yararının sağlanması amacının, teklif bedelleri ile değil, sürecin gerekliliklerine göre hizmetin kesintisiz olarak sürdürülebilmesi ile ilişkilendirildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, ihalenin iptal edilmesi işleminde, anılan Kanun’da ihalenin iptali konusunda idarelere tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanılmadığı anlaşılmış olup, başvuru sahibinin iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.


