Aşırı Düşük Teklif Açıklamalarında Üçüncü Kişilerden Alınan Belgelerin Hukuki Sorumluluk Açısından Değerlendirilmesi
Giriş
Aşırı düşük teklif sorgulaması, kamu ihalelerinde tekliflerin gerçekçi ve sürdürülebilir olup olmadığının tespiti açısından kritik bir denetim mekanizmasıdır. Bu süreçte istekliler, tekliflerini oluşturan maliyet bileşenlerini tevsik etmek amacıyla üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleri ve bu tekliflere dayanak belgeler sunabilmektedir. Ancak bu belgelerde sonradan ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları, isteklilerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17’nci maddesi kapsamında yasak fiil ve davranışlarda bulunup bulunmadığı tartışmasını gündeme getirmektedir.
Somut Olayın Çerçevesi
İnceleme konusu olayda, istekli tarafından aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında, fiyat teklifi sunulmuştur. Bu fiyat teklifinin eki tutanakta yer alan faturanın, ihale tarihi ve aşırı düşük teklif açıklama talebinden sonra Gelir İdaresi Başkanlığı’na beyan edildiği tespit edilmiştir.
Bu durumdan hareketle, söz konusu iş ortaklığının ihale kararını etkileyecek davranışlarda bulunduğu yönünde bir değerlendirme yapılıp yapılamayacağı hususu gündeme gelmiştir.
Yasak Fiil veya Davranışın Tespiti Bakımından Aranan Şartlar
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17’nci maddesinin (b) bendinde, “ihale kararını etkileyecek davranışlarda bulunmak” yasak fiil ve davranışlar arasında sayılmıştır. Ancak bu fiilin isnadı bakımından, soyut şüphe veya dolaylı ilişki yeterli olmayıp, fiilin;
-
İstekli tarafından işlendiğinin,
-
Ya da isteklinin bu fiilden haberdar olduğunun veya haberdar olması gerektiğinin,
-
Veya fiilin, istekli ile birlikte hareket eden kişiler eliyle gerçekleştirildiğinin
somut ve kesin delillerle ortaya konulması gerekmektedir.
Somut Olayın Hukuki Değerlendirilmesi
Yapılan incelemede;
-
Fiyat teklifini veren ile isteki arasında somut bir bağlantı bulunduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığı,
-
İş ortaklığının, söz konusu faturanın ihale ve aşırı düşük teklif açıklama talebinden sonra Gelir İdaresi Başkanlığı’na beyan edildiğini bildiğine veya bilmesi gerektiğine dair idarece ortaya konulmuş bir delil bulunmadığı,
-
Tarafların ortaklık yapılarının ve yöneticilerinin farklı olduğu,
-
Dolayısıyla iş ortaklığına isnat edilen fiilin kesin olarak ispat edilemediği
anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, üçüncü kişi konumundaki fiyat teklifini veren firmanın muhasebe ve beyan süreçlerindeki olası aykırılıklarının, kendiliğinden istekliye atfedilmesi mümkün değildir. Aksi bir yaklaşım, kusur ve sorumluluğun şahsiliği ilkesine aykırı olacaktır.
İhalenin Diğer Kısımlarına Etkisi
Ayrıca, söz konusu faturaya ilişkin iddianın, iş ortaklığının teklifinin aşırı düşük olarak belirlenmediği ihalenin diğer kısımlarında da teklifin değerlendirme dışı bırakılmasına gerekçe yapılabilmesi için, aynı yasak fiilin bu kısımlar bakımından da geçerli olduğunun açıkça ortaya konulması gerekir. Mevcut durumda böyle bir hukuki ve fiili dayanak bulunmamaktadır.
Sonuç
Aşırı düşük teklif açıklamalarında kullanılan üçüncü kişilere ait fiyat teklifleri ve dayanak belgelerle ilgili olarak, isteklinin 4734 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi kapsamında sorumlu tutulabilmesi için, istekli ile belgeyi düzenleyen kişi arasında somut, açık ve ispatlanabilir bir bağın bulunması şarttır. Somut olayda bu bağın kurulamadığı, isnat edilen fiilin kesin olarak ispat edilemediği ve iş ortaklığının hukuka aykırı bir davranış içinde bulunduğunun ortaya konulamadığı anlaşıldığından, başvuru sahibinin aksi yöndeki iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılması hukuken isabetlidir.



